Komik Korku Hikayeleri

Komik Korku Hikayeleri – Website Korku Hikayesi

Komik korku hikayeleri kategorisinden bugün sizlerle website korku hikayesi adlı bir öykü paylaşmak istiyoruz. Hikayeyi mutlaka sonuna kadar okumanızı öneriyoruz. Bu hikaye sadece garip bir komik korku hikayesi değil aynı zamanda hiçbir korku sitesinde bulamayacağınız kült bir hikaye.

Bir gün, bir çocuk içerisinde bir sürü korkutucu hikaye ve şehir efsanesi olan bir korku sitesine girdi. Hikayelerden birine yorum yazmak için web sitesine üye oldu. Kullanıcı adı olarak Şeytan666 ‘yı seçti.  Çocuk kullanıcı adını seçer seçmez hemen “Tüm Şeytanları Övün” ve “Şeytanı seviyoruz”  adlı kullanıcılardan özel mesajlar almaya başladı. Korkan çocuk hemen internet bağlantısını kesip lanetli gördüğü siteyi kapattı.

Ertesi gün olduğunda çocuğun evinde bir grup satanist ortaya çıktı. İçeri girip çocuğun önünde diz çöktüler ve ona ibadet etmeye başladılar. Bundan sonra, çocuğun ebeveynlerini öldürdüler ve evin etrafında oturup sigara içtiler. Gece olduğunda satanistler siyah elbiseler giydiler, siyah mum yaktılar ve duaları sondan başa doğru geriye okumaya başladılar. Sonra birden çocuğun boynuzları, sivri kulakları ve kuyruğu çıktı ve kükürt gibi kokmaya başladı.

Otostopçu Kız

Bir genç kız aynı web sitesine “Kime Ait Olduğu Belirlenemeyen Ceset”  olarak kaydolmaya çalıştı. Bir saat sonra, evinin önünde birkaç seri katil ortaya çıktı ve onu kimin öldüreceği konusunda tartışmaya başladılar. Çıkan kavgada seri katiller birbirlerini bıçaklayıp öldürdüler. Bunlar olurken, kız kaçma fırsatını yakaladı. Yol boyunca koşarken, kıza bir araba çarptı. Çarpma o kadar şiddetliydi ki kızın vücudu tamamen parçalandı.

Komik korku hikayeleri
Komik korku hikayeleri

Ertesi gün polisler, otostopçu kız olduğunu düşündükleri bir ceset buldular. Vücudun kalan parçaları ve kopmuş uzuvlarından cesedin kime ait olduğunu belirlemeye çalıştılar fakat belirleyemediler. Kızın üzerinde cüzdan bulunamadığı için kim olduğu ve nerede yaşadığı bulunamadı. Onu üzerinde ismi yazmayan bir mezar taşıyla gömdüler ve ne yazık ki ebeveynlerin hayatları, kızlarının nerede olduğunu aramakla geçti.

Korkunç Palyaçolar

Web sitesini bulan başka bir genç kız kendisine “PalyaçoSever14” takma adını verdi. Birkaç dakika içinde, ön kapının önünde korkunç palyaçolar belirdi. Palyaçolar evin içerisine girmek istedi fakat kız onları içeri almayı reddetti. Kızın annesi polisi aradı ve palyaçoların çoğu gelen polisler tarafından tutuklandı. Ertesi gün kız okula giderken şişman ve tüylü bir palyaço yolunu kesti. Kız kaçmaya çalıştı fakat palyaço onu yakaladı. Bir kaç gün sonra kızın cesedi yolun kenarında bulundu fakat korkunç palyaço hikayesi bir sır olarak kaldı.

Website Korku Hikayesi - ilginç Komik Korku Hikayeleri
Website Korku Hikayesi – ilginç Komik Korku Hikayeleri

Evli bir adam korku web sitesi üzerinde kız tavlamak için kendisine “Fadime61” kullanıcı adını aldı. Birdenbire birçok erkekten ürpertici mesajlar almaya başladı. Bunun üzerine adam siteyi kapatıp tuvalete gitmek için banyoya girdi. Banyoya girdiğinde aynada kendini gördü ve dehşete düştü. Çünkü aynada gördüğü şey bir kadındı. Artık uzun sarı saçları ve göğüsleri vardı.

Kendisine ne olduğunu anlayamayan adam karısına hemen durumu anlatmak için mutfağa girdi. Ona gördüğü an, karısı adama saldırdı ve bağırmaya başladı: “Beni aldattığını biliyordum!” Adam durumu açıklamaya çalıştı ama eşi onu dinlemeden tokatlıyor ve örgülü saçını çekiyordu. Bir süre sonra, iki kadın yorgun düşmüşlerdi. Mutfak masasına oturdular ve birlikte bir şişe şarap içip sarhoş oldular. Erkeklerin hepsinin pislik olduğunu söyleyip durdular ve sabaha kadar birlikte ağladılar.

Eğer siz de bu korku websitesinde bir yorum yazmak istiyorsanız, kullanıcı adınızı seçerken iki kere düşünün. Onlar dikkatli düşünmemişlerdi…

Lanetli Bebek Hikayesi

Lanetli Bebek Hikayesi – Şeytan Oyuncak Bebek

Lanetli bebek hikayesi, bir gün dükkandan lanetli bir bebek satın alan küçük bir kız ile ilgili korkunç ve komik bir hikayedir. Öykü wattpad korku hikayeleri arasında gösterilmektedir. Tarafımdan çevirisi yapılarak dilimize çevrilmiştir. Lanetli oyuncak bebek kısa korku hikayesini okuduktan sonra mutlaka Korku Seansı filmi ile ilgili Annabelle gerçek hikayesi adlı yazımı da okumanızı öneririm. Şimdi ürpertici ve komik korku hikayemize geçelim.

Bebekleri gerçekten seven küçük bir kız vardı. Yatak odasında büyük bir oyuncak koleksiyonu vardı. Bir gün, kendi başına bir oyuncak bebek dükkanına gitti. Dükkanda dolaşırken, gerçekten güzel bir oyuncak bebek buldu. Bebek o kadar hoşuna gitmişti ki, küçük kız onu koleksiyonuna katmak için sabırsızlanıyordu. Fakat beğendiği bu oyuncak bebeği satın alacak yeterli parası bulunmuyordu.

Lanetli Bebek Hikayesi
Lanetli Oyuncak Bebek Hikayesi – Korkunç ve Komik Öyküler

Küçük kız, dükkana bakan yaşlı kadının yanına gidip sordu: “Bu bebek ne kadar hanımefendi?”
Kadın cevap verir: “Elinde tuttuğun bebek satılık değil”
Kız cevap verir: “Ama bu bebek çok güzel, onu gerçekten istiyorum.”
Yaşlı kadın kızgın bir şekilde cevap verdi. “Sana söyledim ya, satılık değil o bebek”
Kız ısrar ederek sordu: “Neden satılık değil ki çok güzel bir bebek oysa?”
Yaşlı kadın cevap verir: “Çünkü bu bebek lanetli!”
Kız: “… Umrumda değil.”
Yaşlı kadın: “Bunu sana satmak istemiyorum ama madem bu kadar ısrar ediyorsun, al bebeği senin olsun. Ama sakın bu bebekle bir yerde yalnız kalma. Beraber kalacaksanız da onu dolaba kilitle ve dua et… Kötü bir şey olursa beni suçlama. ”
Kız cevap verir: “Çok teşekkür ederim! ”

Küçük Kız ve Lanetli Oyuncak Bebek

Küçük kız bebeği alarak dükkandan çıkar. Bebeği eve götürebildiği için çok mutludur. Oturdukları apartmana geldiğinde kız asansörü çağırır ve gelmesini bekler. Asansör geldikten sonra kapısını açıp içine girer. Bir yandan da bebeğini sıkıca kolları arasında tutuyordur. Birden asansörün ışıkları söner. Asansör kapısı kapalı olduğu halde asansör hareket etmez. Küçük kız korkar ve bu korkuyla titremeye başlar. Aklına yaşlı kadının söyledikleri gelir “Sakın bu bebekle bir yerde yalnız kalma”…

Küçük kız asansörden çıkmak ister fakat çıkamaz. Artık iyiden iyiye küçük kız, kolları arasında tuttuğu bebeğin lanetli olduğunu düşünmeye başlar. Tam bu sırada bebek, küçük kızın kolları arasında hareket etmeye başlar ve yavaş yavaş başı kıza doğru dönmeye başlar. Kız çığlık atmak ister ama şoktan ses çıkartamaz. Artık oyuncak bebeğin başı tamamen kıza çevrilmiştir. Birden bebeğin gözleri açılır ve cansız cam gözleri ile kıza bakarak konuşur: “Asansörü hareket ettirmek için düğmeye bas geri zekalı!”

Hikayemizi beğendiyseniz lütfen paylaşın ve yorumda bulunun. Dilerseniz asansörde geçen ve çözülememiş bir korku hikayesi olan Elisa Lam Cinayeti adlı hikayemizi de okuyabilirsiniz. Ayrıca lanetli oyuncak bebek Annabelle ile ilgili korkunç bir videoyu buraya tıklayarak Youtube üzerinden izleyebilirsiniz. Bir başka yazıda görüşmek üzere hoşça kalın.

Ölü Adamın Eli

Ölü Adamın Eli Hikayesi – Korkunç Şehir Efsanesi

Ölü adamın eli hikayesi , bir poker oyununda ele alınabilecek en tehlikeli kartlarla ilgili anlatılan korkunç şehir efsaneleri arasında yer alır. Şehir efsanesine göre bir poker oyununda eline iki siyah As ve iki siyah Sekiz (Dead Man’s Hand) gelen oyuncu aniden ölecektir. Pokerde elinizde 5 kart bulunur. Fakat ölü adamın eli 4 karttan oluşur (iki siyah As ve iki siyah Sekiz) , çünkü 5. kartı almadan önce ölürsünüz. Ölü adam eli pokerde kader kartları olarak da bilinir.

1876’da, efsanevi Eski Batı hukukçusu Wild Bill Hickok, Deadwood kasabasında bir salonda poker oynuyordu. Oyunda dört kart dağıtıldı ve onları çevirdiğinde, kendisine ölü adamın eli geldiğini anladı. Bunun üzerini 5. kartı almak için masadaki kartlara yönelen Wild Bill Hickok 5. kartı almadan önce kafasının arkasından vurularak öldürüldü. Vücudu poker masasının üzerine doğru düştüğünde hala sol elinde kader kartlarını tutuyordu.

Ölü Adamın Eli Hikayesi - Korkunç Şehir Efsanesi
Ölü Adamın Eli Hikayesi – Korkunç Şehir Efsanesi

Dead Man’s Head – Poker Kader Kartları

Poker kader kartlarının ancak belirli bir şekilde ele geldiğinde onu tutan kişinin ölümüne neden olacağı söylenir. Şehir efsanesine göre kartların şu sırada gelmesi gerekir. Sekiz, As, Sekiz, As.

Bir inanışa göre de alfabenin sekizinci harfi (Türk Alfabesi değil tabi ki) “H” dir. As ise “A” olarak geçer yani elinize 8, as, 8, as geldiğinde bu kartların oluşturduğu sözcük HAHA ! dır. Bu da evrenin ya da kaderin, kişinin elindeki ölü adam eli diziliminden kaynaklı 5. kartı alamayacağından dolayı ona haha! şeklinde güleceği ve ölümüne neden olacağına yorulur.

Kısaca bir poker oyununda iseniz ve size kartlar dağıtılırken elinize önce siyah 8, daha sonra sırasıyla siyah as, siyah 8 ve siyah as geldi ise hemen başınızı çevirip arkanıza bakın. Arkanıza bakın! belki de 5. kartı elinize hiç alamayacaksınız.

Ölü adamın eli hikayesi hoşunuza gittiyse benzer kısa korku hikayeleri için alttaki öykülere göz atabilirsiniz. Dilerseniz de anlatılan bu korkunç şehir efsanesi ile ilgili bir video klibi buraya tıklayarak youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

Korkunç Palyaço Heykeli Korku Hikayesi

Korkunç Palyaço Hikayesi

Korkunç palyaço hikayesi,  ürpertici bir palyaço heykeli ile evde yalnız kalan bir bebek bakıcısını konu alan kısa ve korkunç şehir efsanesidir. Kısa korku masalları ve öyküler arasında bugün sizinle paylaşacağım hikaye, bazı insanlar tarafından gerçek olduğuna inanılan ama gerçekte sadece korkunç bir şehir efsanesi olan bir öykü.

Bir erkek ve bir kız çocuğu olan zengin bir çift vardı. Aile Kaliforniya’nın Newport Beach kasabasında büyük bir malikanede yaşıyordu. Bütün hafta çocuklarına bakmaktan yorgun düşen anne ve baba kendilerine zaman ayırmaya karar verdiler. Bu yüzden güzel bir restoranda akşam yemeği için rezervasyon yaptırdılar.

Yatak Odasındaki Korkunç Palyaço
Korkunç Palyaço Hikayesi

O akşam, dışarı çıkarken çocuklarına evde bakması için her zaman çağırdıkları genç bebek bakıcısını çağırdılar. Çocuk bakıcısı geldiğinde, ebeveynler genç kıza, çocuklarına yemek yedirdikten sonra yatağa yatırmasını söyledi. Ayrıca çocukları yatırdıktan sonra genç kızın isterse TV izleyebileceğini veya yeme yiyebileceğini de eklediler. Son olarak anne genç bebek bakıcısına döndü ve: “Eğer sakıncası yoksa televizyonu bizim yatak odamızda izleyebilir misin? diye sordu ve ekledi: “Çocuklar son zamanlarda çok kabus gördüler. Bu nedenle onların odasından ağlama sesleri duyarsan, içeri girip sakinleştirebilirsin.” Bebek bakıcısı onaylar şekilde başını salladı ve dediklerini yapacağını söyledi.

Ebeveynler akşam yemeği için ayrıldılar. Genç kız, çocuklara biraz süt ile kurabiye verdi ve sonra onları üst kata odalarına çıkardı. Yatmadan önce onlara bir hikaye okudu ve çok geçmeden çocuklar uyuyakaldı. Çocukların uykuya daldığını gören bakıcı odalarının ışıklarını kapattı ve yan odaya yani ebeveynlerin yatak odasına televizyon izlemeye gitti.

Yatak Odasındaki Korkunç Palyaço

Çocuk bakıcısı ebeveynin yatak odasına girip oturduğunda, odanın köşesinde tüyler ürpertici bir palyaço heykeli olduğunu fark etti. Korkunç palyaço orada öylece durmuş sanki bebek bakıcısını izliyordu. Kız, onu görmezden gelmeye çalıştı, ama palyaço öylesine ürkütücü ve rahatsız edici görünüyordu ki, buna kayıtsız kalması çok zordu.

Korkunç Palyaço Heykeli
Korkunç Palyaço Hikayesi

Zaman geçtikçe, bebek bakıcısı palyaço heykeli karşısında daha fazla huzursuz hissetmeye başladı. Genç kız ne zaman ona baksa, sanki palyaço hafif bir şekilde hareket ediyordu. Artık daha fazla dayanamıyordu ve alt kata inip ebeveynleri aramaya karar verdi. Çocukların annesi bir şey olduğunda araması için genç kıza kendi numarasını vermişti. Bu numaradan bakıcı, anneye ulaştı.

-“Merhaba, efendim” dedi bebek bakıcısı ve devam etti: “Her şey yolunda. Çocukları yatırdım uyuyorlar. Acaba alt katta televizyon izlememin bir mahsuru var mı?”

-“Tabi ama televizyonu neden yatak odamızda izlemiyorsun” diye cevapladı baba.

-“Kulağa aptalca geldiğini biliyorum,” diye güldü kız ve devam etti “Ama palyaço heykeli beni gerçekten korkutuyor.”

-“Palyaço heykeli mi?” diye sordu baba.

– Bakıcı kız cevapladı: “Evet, yatak odanızdaki palyaço heykeli”

Telefon bir anlığına sessizleşti. Nefes alıp verişleri sıklaşan baba hattın diğer tarafındaki sessizliğini bozdu: “Beni çok dikkatli dinle. Çocukları al ve evden çık hemen. Biz hemen polisi arayacağız, çabuk çık evden. Çocukların babasının nedensiz bu paniklemesini anlayamayan kız: “Neyiniz var, ne oluyor? diye sordu. Baba cevap verdi: “Evimizde bir palyaço heykeli yok.”

Evimizde Bir Palyaço Heykeli Yok

Bir an için, bebek bakıcısı hareket edemedi, şok olmuştu. Eğer evde bir palyaço yoksa, yatak odasında duran palyaço nereden gelmişti. Bakıcı kız telefonu elinden bırakıp koşarak üst kata çıktı ve çocukların odasına girdi, çocukları kucağına alıp alt kata indi ve koşarak evden çıktı.

Evden uzaklaştıktan sonra soluk almak için duran kız arkasına dönüp eve doğru baktığında tir tir titremeye başladı. Çünkü palyaço yatak odası camından genç kıza doğru bakıyor ve ona el sallıyordu. Palyaçonun beyaza boyalı yüzüne bir anlığına bakan genç kız sonrasında bir çığlık duydu. Çevresine bakan kız çığlığın nereden geldiğini anlayamadı, eve doğru dönüp baktığında ise yatak odasından ona doğru bakan palyaçonun kaybolduğunu gördü

Dakikalar içinde polis geldi ve hemen ihbar edilen eve girdiler. Üst kattaki yatak odasında palyaço elbisesi giymiş bir adam buldular. Üstünde bir bıçak bulunan palyaço tutuklanarak polis merkezine götürüldü.

Yapılan araştırmalar sonucu palyaçonun, zihinsel sorunları olan hüküm giymiş bir katil olduğu ortaya çıktı. Sorgularda kötü adam, aileyi aylarca izlediğini itiraf etti. Gündüzleri tavan arasında gizlendiğini ve geceleri evin etrafında gizlice dolaştığını anlattı. Hikayedeki asıl korkunç detay ise polisin ebeveynler ile görüşmesinden sonra ortaya çıktı. Ebeveynler, çocuklarının haftalardır kendi odalarında onları uyurken izleyen korkunç bir palyaço olduğunu söylediklerini fakat kendilerinin bunun çocukların gördükleri kabuslardan kaynaklandığını düşündüklerini ve görmezden geldiklerini söylediler…

Mickey Mouse Korku Hikayesi

Mickey Mouse Korku Hikayesi – Suicidemouse.avi

Creepypasta Suicidemouse.avi

Mickey Mouse Korku Hikayesi, Creepypasta Suicidemouse.avi veya İntihar Eden Fare şeklinde de bilinen bir korku hikayesini dinlemek üzeresiniz. Bu hikaye belki de şu ana kadar hiç görmediğiniz ve duymadığınız bir hikaye. Baştan uyarmalıyım, size Mickey Mouse’un, çocukluğunuzda hatırladığınızdan çok farklı bir versiyonunu anlatacağım. Bustle için Yaşam Tarzı Editörü Lucia Peters, geçen yıl boyunca gerçekten şaşırtıcı araştırmalar yaptı ve onun sayesinde hepimiz Creepypasta’yı ve hepimizi korkutan Mickey Mouse YouTube videosunu öğrendik .

Creepy Pasta Nedir?

Creepypasta nedir, sorusuna şöyle cevap verebiliriz. Creepypasta hepimizi ürperten korku hikayelerinin anlatıldığı, korkunç resimler ve videoların paylaşıldığı yabancı bir hikaye sitesidir.
Creepypasta üzerinden yayılan ürpertici Mickey Mouse videosunu ve anlatılan Mickey Mouse korku hikayesini dinlemek için emniyet kemerinizi sıkıca bağlayın.

Suicidemouse.avi Videosu

Orijinal hikayeye göre “Suicidemouse.avi” adlı video, ünlü film eleştirmeni Leonard Maltin’in, çizgi filmin DVD derlemesi için hangi versiyonun kullanılacağına karar vermek için eski Mickey Mouse çizgi filmlerini inceler. Bu sırada Leonard Maltin “kayıp” bir Mickey Mouse çizgi filmi keşfeder.

Video, internet dünyasında bilinen en rahatsız edici videolardan biridir. Eh, en azından biz öyle düşünüyoruz. 2009’dan beri videonun 1,1 milyondan fazla izlenmesi var. Bu rahatsız videoyu isterseniz yazı girişindeki “Mickey Mouse Youtube videosu” yazan yere tıklayarak youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

Creepypasta Suicidemouse.avi
Mickey Mouse Korku Hikayesi

Video, eli arkasında yere bakarken sokakta yürüyen çok utanç verici bir Mickey Mouse ile başlar. Arka planda dağınık, korku filmi benzeri piyano müziği, sizi derinlere çeker. Bir buçuk dakika içinde, ekran git gide kararır. Söylentiye göre, video keşfedildiğinde altıncı dakikaya kadar bu şekilde video devam eder. Sonra görüntüler farklılaşmaya başlar. Bu sefer Mickey hala sokakta yürüyordur ama arka planda çığlık atan bir adam duyulur. Gittikçe videonun arka planında daha fazla ses duyulmaya başlanır ve bu sesler kanla karışık çığlıkların karmaşası haline gelir. Nihayet Mickey’nin yüzü ortaya çıkar ama bu sefer görüntü titrek ve bulanıktır. Sonra Kiril dilinde yazılmış bir cümle ekranda belirir: “Cehennem izleyicilerini içine çekiyor.”

Korkunç Mickey Mosue Hikayesi Creepypasta Versiyonu

Orijinal versiyonu böyle olan Mickey Mouse korku hikayesi creepypasta’ya göre biraz daha rahatsız edicidir. Maltin bu videoyu ilk kez görüntülediğinde, odadan ayrılmak zorunda kaldığı için çok üzülmüş ve bir asistanının videoyu izlemeye devam etmesini sağlamıştır. O gece nöbet tutan nöbetçi, videoyu bitirdikten sonra asistanın odadan dışarı çıktığını, yedi kez “Gerçek acılar bilinmiyor” şeklinde konuşarak, gardiyanın silahını aldığını ve kendini öldürdüğünü söyler.

Diğer bir inanışa göre ise Mickey Mouse korku hikayesi aslında gerçek değildir. Hatta gerçek olmaktan çok uzaktır. Bahsedilen hikayeye göre “ Suicidemouse.avi ” videosunun 1930’lardan gelmesi beklenir. Ancak Lucia Peters, Suicidemouse.avi adlı Korkunç Mickey Mouse videosunun bu zaman dilimindeki diğer Mickey Mouse çizgi filmlerine görsel olarak hiç benzemediğini bildirmiş ve sadece videonun 1930larda çekilmiş olduğuna inanmamızı sağlayacak şekilde görselleştirildiğini ifade etmiştir.

Mickey Mouse Korku Hikayesi
İntihar Eden Fare

Son olarak “ Suicidemouse.avi ” nin bu kadar inandırıcı olması, onun gerçek dışı olduğunu düşünmeyi daha da zorlaştırıyor. İnsanların bu hikayeye inanmaları aslında diğer Creepypasta öykülerinin de varoluşunun yolunu açtı. Bu yüzden, Mickey’nin bu korkutucu versiyonunun gerçek olup olmadığına inanmak size kalmış. Ben şahsen intihar bölümünün kesinlikle gerçek olmadığını düşünüyorum.

Fırındaki Kadın Korku Hikayesi

Fırındaki Kadın Korku Hikayesi

Fırındaki Kadın Korku Hikayesi halen tam çözülememiş gizemli olaylar arasında yer alan bir cinayet ile ilgilidir.

Çözülememiş Gizemli Olaylar
Fırındaki Kadın Korku Hikayesi

1983 yazında, Minneapolis, Minnesota yakınlarındaki sakin bir kasabada, küçük bir çiftlik evinin mutfak fırını içinde bir kadının kömürleşmiş cesedi bulundu. Ceset o kadar kötü yanmıştı ki bazı polisler sanki ürpertici bir korku hikayesi içinde olduklarını düşünmüşlerdi. Cesedin yanında bir video kamera vardı. Video kamera, mutfak fırınını çekecek bir açıda tripod üzerinde duruyordu. Yalnız tuhaf bir şey vardı, video kamera içerisinde kaset bulunmuyordu.

Olay başlangıçta polis tarafından bir cinayet olarak nitelendirilmiş olmasına rağmen, daha sonra çiftliğin içindeki kuyuda bir VHS kaset bulununca işlerin seyri değişti.

Bulunan kasetin, olayın ardındaki sır perdesini aralayacak görüntüler içerdiği umut ediliyordu. Fakat kaset o kadar deforme olmuştu ki bu haliyle çalışması mümkün değildi. Bu yüzden polis uzman yardımı alma kararı aldı ve video kaset, içerisindeki görüntülere ulaşabilmek amacıyla uzmanlar tarafından incelendi. Nihayet uzmanlar video kaseti izlenebilir hale getirdiler.

Fırındaki Kadın Korku Öyküsü
Çözülememiş Gizemli Olaylar

Fırına Girip Kendini Yakan Kadın

Artık sıra, video kaseti izlemeye gelmişti. Polis memurları, ellerindeki tek kanıt olan bu video kaseti teybe yerleştirdi ve izlemeye koyuldular. Video başladığında kadraja bir kadın girdi. Kadın tam da cinayet mahalinde bulunan video kameranın durduğu açıdan kayda alınıyordu. Kadın önce fırının yanına gidip fırını yaktı. Sonra video kameranın yanına doğru gitti ve kameranın kayda alıp almadığını kontrol etti. Daha sonra ise izleyen herkesi şoke eden bir şey oldu. Kadın mutfak fırının kapağını açtı ve içeri girip fırın kapağını üzerine çekti.

Bazı polis memurları bu sahneden sonra odayı terk etti, kalanlar ise dehşet içindeydi. Sekiz dakika sonra, fırın şiddetli bir şekilde sallanmaya başladı ve bu sarsıntıları kesintisiz çığlıklar izledi. Videoyu izleyen memurlar fırındaki bu sarsıntının ve çığlıkların içeride can çekişen kadından geldiğini anlamışlardı. Yanan kadının inlemeleri fırından sızan siyah dumanla birlikte kesildi. Bu noktadan sonra kameranın pili bitinceye kadar 45 dakika video görüntüsü sabit kaldı.

Olayın yaşandığı mahallenin sakinlerini rahatsız etmemek için, polis video kaset ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Bulunan video kasetin içeriği ve olayın gerçek iç yüzü hiçbir zaman basına yansıtılmadı. Polis kaseti kuyuya kimin attığını bulamadı. Asıl ilginç olan şey ise videodaki kadının boy ve kilosunun fırında bulunan ceset ile örtüşmemesiydi. Tüm bu sorular cevapsız olarak kalmış ve bugün dahi halen fırında yanan kadının gizemi çözülememiştir.

Vahşice Öldürülen Smith Kardeşler Korku Hikayesi

Vahşice Öldürülen Smith Kardeşler Korku Hikayesi – Ürpertici Şehir Efsaneleri

Ürpertici Şehir Efsaneleri arasında gösterilen ve vahşice öldürülen Smith Kardeşler’i konu alan korku hikayesi yatak odasında uyurken öldürülen iki genç kızı konu alan korkunç bir şehir efsanesidir.

Korkunç Şehir Efsaneleri
Ürpertici Şehir Efsaneleri

Wisconsin’deki Plainfield’da yaşayan John Smith adında bir çocuk vardı. Korkunç e-postalara, korku hikayeleri ve pop-up’lara çok düşkündü. Her gün bunların yenilerini bulur ve tanıdığı herkese gönderirdi. Hatta bazılarını kendi yapıp yabancılara göndermeye bile başlamıştı. İnternette insanları korkutmayı çok severdi.

Gelen Korkunç E-Postalar

Kasım 2007’de bir gün, John e-postasının gelen kutusunu açtı ve iki genç kızdan gelen bir mesaj buldu. Kızlar John’a kendilerini “Smith Kardeşler” olarak tanıtmışlardı ve ona ablaları olduğunu söylemişlerdi. Ayrıca, yıllar önce aynı evde yaşadıklarını ve John’un şu anda kullandığı odanın onların odası olduğunu da söylediler.

John şaşırır, çünkü ailesinin tek çocuğudur. Bu yüzden onlara kız kardeşinin olmadığını ve onu yalnız bırakmalarını söyleyerek cevap verir.

Korkunç Şehir Efsaneleri
Kısa Korkunç Hikayeler

Ertesi gün, John Smith’in mailine bazı fotoğraflar ile birlikte ürpertici bir mesaj gelir. İlk fotoğrafta iki genç kız görünüyordur. Bunlar Smith kardeşlerdir. Fotoğrafın altında “Smith Kardeşler Öldürüldü” yazıyordur Smith Sisters Murdered Anonymously). Mailin devamında, öldürülen kızlar  bu fotoğrafı gösterip John’un büyük kız kardeşleri olduklarını iddia ederler. Ayrıca 1993’te John’un şu anda yaşadığı evde yaşadıklarını söylerler Hayatlarının o korkunç geceye kadar çok güzel olduğundan da bahsederler.

Korkunç Mailde Yer Alan Gazete Küpürü

John ürpermiş bir şekilde maile iliştirilmiş diğer eki açar. Bu ek, taranmış eski bir gazete makalesidir. Ekte şunlar yazılıdır:

“1993’te Wisconsin’deki küçük kasaba Plainfield’de iki kız kardeş vahşice öldürüldü. 19 yaşlarındaki Lisa Smith ve Sarah Smith kardeşler, 15 Kasım akşamı saat 01: 30’da evlerinde saldırıya uğradılar. Katil eve girdiğinde Smith kardeşler odalarındaydı. Kimse onların çığlıklarını duymadı. Sabah olduğunda ebeveynleri, kızlarının yatak odası dolabında onların cesetlerini buldu. Katil çoktan gitmişti ve hiçbir iz bulunamamıştı. Polis kapsamlı bir soruşturma yürüttü, ancak hiçbir şeye ulaşılamadı ve saldırının ardındaki gizem çözülemedi. Bulunan tek kanıt Lisa’nın bilgisayarında bulunan bir dizi tuhaf e-postaydı. Dava Ekim 2000’de kapatıldı. ”

Kısa Korkunç Öyküler
Ürpertici Şehir Efsaneleri – Öldürülen Smith Kardeşler

E-postaların geri kalanında kız kardeşler, davanın kapatıldığından ve insanların kendilerini unuttuğundan bahsederler. Hatta ebeveynlerinin de onları unutmak istediklerini söylerler. Bu yüzden onları unutup yeniden başlamaya ve yeni bir bebeğe sahip olmaya karar veren ebeveynlerine kızdıklarını söylerler. Ayrıca ölen kızlarını unutturacak bu bebeğin de John’un kendisi olduğunu iddia ederler. Bu denli kızgın olmalarının başka bir nedeni de ebeveynlerinin, ölen kızlarından yeni oğulları John’a hiç bahsetmemiş olmalarıdır.

Mailde yazanlara daha fazla dayanamayan John Smith, başka biri tarafından dolandırıldığını düşünerek bilgisayarı kapatır. Kızların söylediklerine inanmaz ve cevap olarak onlara öfkeli bir mail gönderir. Mailinde, Smith Kardeşler’in dolandırıcı olduklarını ve kendisiyle hiçbir bağlarının olmadığını söyler. Ayrıca mailde gönderilen gazete makalelerinin de sahte olduğunu ve sırf kendisini kandırabilmek amacıyla gönderildiğini söyler. Son olarak da cehenneme kadar yollarının olduğunu söyleyerek maili gönderir.

Yatak Odasındaki Gizemli Dolap ve Korkunç Yazılar

Korkunç Şehir Efsaneleri
Kısa Şehir Efsaneleri

Maili gönderdikten sonra John oyun oynamaya  karar verir. Bilgisayarda istediği oyunu açarken ekranda “bir e-posta aldınız” yazısı belirir. Hemen gelen maili açan John gözlerine inanamaz çünkü gelen mail Smith Kardeşler’den geliyordur ve şöyledir: “Bize inanmıyorsan, yatak odandaki dolaba bak.” John’un bilgisayarında bulunan son e-posta buydu. Polis, mesajların kendisine gönderenleri izleyemdi çünkü mailin gönderildiği fiziksel yer ilginç bir şekilde aynı evdi ve bu hiç mantıklı değildi. John’un yatak odasındaki dolabın içinde polis dolabın zeminine oyulmuş bir mesaj buldu. Yazı şöyleydi: “Lisa ve Sarah – 1993” Bunun altında “John – 2007” yazan başka bir oyma vardı.

Kimse John’un başına gelenleri tam olarak açıklayamıyor. O sabah John’un ebeveynleri oğullarını uyandırmak için odaya girdiklerinde çocuklarını bulamayınca yatak odası dolabını kontrol ederler ve şok geçirirler. Dolapta gördükleri oğulları ne yazık ki vahşice katledilmiş bir haldedir. Kimse o gece gerçekten ne olduğunu bilmiyor. Polis sadece, John’un bilgisayarında bulduğu şeylere dayanarak hikayenin parçalarını bir araya getirmeye çalışır fakat anlamlı bir öykü çıkartamaz. İki kız kardeş öldürüldükten yıllar sonra, kardeşleri de tam olarak aynı yerde, aynı şekilde öldürülmüştür. Fakat geride kalan tek kanıt birkaç korkutucu e-postadır…

Lanetli Cep Telefonu Numaraları – Korkunç Şehir Efsaneleri

Lanetli Cep Telefonu Numaraları – En Korkunç Şehir Efsaneleri

Öldüren Cep Telefonu Numaraları
Lanetli Cep Telefonu Numaraları

Bu yazımızda bazı Lanetli Cep Telefonu Numaraları ve bunlarla ilgili en Korkunç Şehir Efsaneleri ‘nden bahsedeceğiz. Bu numaralarla ilişkili şehir efsaneleri olduğundan şimdiden uyarıyoruz: “Ne olur ne olmaz bu numaraları ARAMAYIN!”

Şeytanın Telefon Numarası 666-666-6666 veya 1-666-666-6666

666 666 6666 - Şeytanın Cep Telefonu Numarası
Lanetli Cep Telefonu Numaraları – 666 – Şeytanın Telefon Numarası

Yıllardır dünyanın dört bir yanındaki insanlar, 666-666-6666 veya 1-666-666-6666 numaralı telefonlardan ürkütücü mesajlar alıyorlar. Bazı insanlar bu telefon görüşmelerinin şeytandan geldiğini düşünüyor. Çoğu durumda, aramalar telefon faturasında görünmüyor. Aşağıda bununla ilgili yaşanan bir olay anlatılmıştır:

“Bir gece eve dönerken arkadaşımız (666) 666-6666 nolu numaradan arandı. Telefonu açmadı  ve biz şeytanın onu cehennemden nasıl çağırdığı hakkında şakalaştık. Birkaç dakika sonra sesli mesaj aldı. Bu şimdiye kadar duyduğum en tuhaf şeydi. Boğuk bir ses vardı ve arka planda çok fazla cızırtı… Sadece birkaç kelimeyi belirleyebildik. Bir sebepten dolayı mesaj birkaç saat sonra silindi ve telefon faturasında bu numaradan arandığımıza dair hiçbir işaret yoktu. ”

999-9999 – Numarayı Ara ve Dileğini Söyle 

Tayland’da bir şehir efsanesine göre, 999-9999 lanetli bir sayıdır. Eğer onu arar ve dileğini söylersen, dileğin yerine getirilir. Ancak, kısa bir süre sonra sen de bir kazada hayatını kaybedersin.

Kırmızı sayılar ve Lanetli Telefon Numaraları

Pakistan’da, insanlar ekranda kırmızıyla görüntülenen numaralardan çağrı almamak için birbirlerini uyarırlar. Bunların “Lanetli Telefon Numaraları” veya “Ölüm Çağrıları” olduğunu iddia ederler. İnanışa göre, eğer aramayı cevapladıysanız, bir beyin kanamasına neden olacak ve sizi anında öldürecek yüksek frekanslı bir sinyal duyacaksınız. Bu uğursuz sayılardan gelen çağrıları cevaplayarak ölen düzinelerce insan haberleri bulunmaktadır.

Sadako’nun Numarası 090-4444-4444

Sadako Ring Filmi Lanetli Numara
Sadako’nun Numarası 090 4444 4444 – Ring

Japonya’da 090-4444-4444 sayısı “Sadako’nun Numarası” olarak biliniyor. Numarayı ararsanız, garip ve ürpertici bir ses duyuyorsunuz. Numarayı arayan herkesin herhangi bir kazada bir hafta içinde öleceği söylenir. Japonya’da, 4 sayısı (shi) “ölüm” (shi) kelimesi gibi görünür. Sadako, The Ring filminin hayaletiydi ve filmde kullanılan telefon numarası 090-4444-4444 idi.

0888 888 888 – Sahibini Öldüren Telefon Numarası

Öldüren Numara
0888 888 888 – Sahibini Öldüren Telefon Numarası

Bulgaristan’da, 0888 888 888 numaralı telefonun lanetli olduğuna inanılıyor. Bu numaraya sahip bir cep telefonu olan herkesin hayatının korkunç bir ölümle sonuçlanacağı söylenir. Numaraya sahip olan ilk adam agresif bir kanserden ölür. İkinci adam sokakta öldürülür. Numaranın üçüncü sahibi de sokakta vurularak öldürülünce, telefon şirketi (Mobitel) bu numaranın başka kimseye verilmemesini sağlamak için numarayı askıya almak zorunda kalır. Bu noktadan sonra, numarayı arama girişimleri, “ağ kapsamı dışında” ifadesini içeren önceden kaydedilmiş bir mesajla sonuçlanır.

1-000-000-0000 – 15 Kişiyi Aramazsan Öleceksin

Bazı Asya ülkelerinde, insanlar 1-000-000-0000 numaralı telefonun lanetli olduğunu iddia ederler. Eğer bu numarayı ararsanız, 15 ya da daha fazla kişiyi aramanızı ve onlara lanetli numarayı söylemenizi aksi taktirde öleceğinizi söyleyen bir erkek sesin duyarsınız.

666 – Şeytani Sesler Gelen Telefon Numarası

ABD’de, 666 numaralı telefon hakkında bir şehir efsanesi vardır. Efsaneye inanalar bu numara ile şeytan arasında bağlantı kurarlar. Aşağıda bunu deneyimleyen arkadaşı dinleyelim:

“Bütün arkadaşım bunu birçok kez denediklerini iddia ediyor… Bazıları hiç bir şey olmadı derken, bazıları ürkütücü müzik duyduklarını söylüyor ve yine bazıları da şeytani sesler duyduklarını söylüyor.”

1 (207) 404-2604 – Carrie’nin Numarası

Carrie’nin Numarası - Korku Filmi
1 207 404 2604 – Carrie’nin Numarası

Bu sayı, korku filmi Carrie’yi tanıtmak için kullanılmıştır. Filmin fragmanının sonunda “Carrie’yi ara” şeklinde bir replik geçer ve ekranda bu sayı görüntülenir. Numarayı aradıktan sonra, farklı bir numaradan size üç kez tüyler ürpertici ses mesajı gelir. Birinci mesajda dehşet içinde biri çığlık atıyordur, ikincisinde biri ürkütücü şekilde şarkı söyler ve üçüncü son mesajda kişi fısıldar.

 Yardım Et Susie Ölüyor

Bunu gerçek bir hayalet hikayesi kitabında okudum. 1970’lerde çocuk olanlar, İngiltere’de bir ödemeli telefonda ücretsiz aranabilecek gizemli bir numara olduğunu iddia ederler. Çağrı yapıldığında, telefonu bir kadın açar ve “Bana Yardım Et, Bana Yardım Et, Susie ölüyor” dediğini duyarsınız. Şimdi bu olayı yaşayan kişilerin ağzından hikayelerini dinleyelim:

“1975 yılında, 9 yaşımdayken, arkadaşlarımın bir kısmı, ürkütücü bir mesajı duymak için en yakın telefon kulübesine gitmemiz gerektiği konusunda ısrar etti. Aradığımız numaranın 0, 1 ve 2’lerden oluştuğunu ve para atmamızın gerekmediğini söylediler. Numarayı çevirdiğimizde “Yardım et, bana yardım et, Susie Ölüyor!” şeklinde garip monoton bir sesle konuşan bir kadının sesini duyduk. Bazen “Yardım et, bana yardım et, Susie boğuluyor!” diyordu kadın ama hep aynı monoton sesle… “

“Garip Susie Ölüyor mesajını duymak için diğer çocuklarla birlikte bir telefon kulübesine gittiğimi hatırlıyorum. Aradığımız numarayı hatırlayamıyorum. ”

“Çocukken duyduğumuz gizemli konuşmaları ve o korkunç sesi hatırlıyorum. Eski kırmızı telefon kulübelerinde telefon ile oynardık. Hatırladığım kadarıyla, para yerine bir para koyuyorduk ve 20 20 20 20’yi arıyorduk ve telefonun diğer tarafında bir kişinin “Yardım et, Susie Ölüyor” dediğini duyabiliyorduk“

“Okuldan üç kızla beraberdim ve bana rasgele sayılar çevrilerek arama yapılabilen bir telefon kulübesi olduğunu söylediler. Telefon kulübesine vardığımızda kızlardan biri, “ürkütücü bir ses” duymak için arayabileceğimiz bir numara bildiğini söyledi. Sanırım numara içinde 3’ler ve 2’ler vardı. Bu numarayı aradığında hepimiz “Susie Ölüyor” şeklinde bir ses duyduk. Söylemeye gerek yok, hepimiz çok korktuk…

Hello Kitty’nin Gerçek Hikayesi

Hello Kitty’nin Gerçek Hikayesi – Hello Kitty Cinayeti

Hello Kitty’nin Gerçek Hikayesi
Hello Kitty’nin Gerçek Hikayesi

Hello Kitty’nin Gerçek Hikayesi, popüler Japon çizgi film karakterinin kökeni hakkında korkunç bir şehir efsanesidir. Onlar Hello Kitty’nin şeytani olduğunu ve şeytani bir ibadetin bir parçası olduğunu söylüyorlar. Bunu söylerken dayanak noktaları ise Hello Kitty Cinayeti

Efsaneye göre, Hello Kitty 1970’lerde Çinli bir kadın tarafından yaratıldı. Anlatılan gerçek hikayeye göre, çinli bir kadının 14 yaşındaki kızına ağız kanseri teşhisi konulur. Doktorlar anneye çocuğunun hastalığının ölümcül ölduğunu ve kanser yayıldığından dolayı kızı için yapılabilecek bir şey olmadığını söylerler.

Anne kızının iyileşeceğine dair inancını kaybetmez ve kızına dua etmek için şehirde bulunan her kiliseyi ziyaret eder. Fakat hiçbir şey işe yaramaz. Umutsuz anne kızını kurtarmak için son çare olarak şeytana ibadet etmeye başlar. Kızının hayatını kurtarmak için şeytanın kendisiyle bir anlaşma yapar.

Kızının kanserini tedavi etmek için şeytan sadece bir şey talep eder: Dünyanın her yerindeki çocuklara hitap edecek bir çizgi film karakteri… Bu sayede şeytan, çizgi film karakterini kullanarak çocukları kendine ibadet ettirmek için kandırabilecektir.

Kızı kanserden kurtulduğunda, anne şeytana karşı olan sözünü tutar ve Hello Kitty’yi yaratır.

Hello Kitty Şeytanın Kızı Mı ?

Hello Kitty Şehir Efsanesi Doğru Mu

Hello Kitty’nin ağzı yoktur çünkü onu yaratan çinli kadının kızı ağız kanserine yakalanmıştır. Hello Kitty’nin sivri kulakları Şeytan’ın boynuzlarını temsil eder. “Kitty” kelimesi, Çince’de “Demon” anlamına gelir. Yani “Hello Kitty” gerçekten “Merhaba Şeytan” anlamına gelir. Bu yüzden Hello Kitty ürünlerini satın alan herkesin Şeytan’ı kalplerine davet ettiği söylenir. Dünyanın her yerindeki Satanistler, Hello Kitty’i gizli bir sembol olarak kullanıyor ve çoğu aslında Hello Kitty’i ciltlerine dövme olarak yaptırıyor. Şeytana tapanlar Hello Kitty’nin “Şeytanın kızı” olduğunu iddia ediyor.

Hello Kitty Şehir Efsanesi Doğru Mu ?

Hello Kitty ile ilgili şehir efsanesi Candyman Şehir Efsanesi gibi bize göre bir yalandan ibaret. Yani sadece bir şehir efsanesi, gerçek değil. Hello Kitty, bilindiği kadarıyla çizgi film karakterlerini tasarlama ve markalaştırma konusunda uzmanlaşmış olan Sanrio isimli bir Japon şirketi tarafından yaratıldı. Hello Kitty, aslında bir çanta için tasarlanmıştır. Ayrıca Kitty, Çince’de “Demon” anlamına gelmez, pisi anlamına gelir yani “Merhaba Pisicik” veya “Merhaba Kedicik” Hello Kitty için daha doğru bir Türkçe çeviri.

Hello Kitty’nin Neden Ağzı Yok ?

Tasarımcılar Hello Kitty’yi ağızsız yarattılar çünkü duygularını belirsiz kılmak istediler. Boş ifade, insanlar kendi duygularını karikatür üzerine yansıtabilsin diye seçilmiştir. Eğer üzgünseniz, Hello Kitty de üzgün görünüyor. Eğer mutluysanız, Hello Kitty de mutlu görünüyor. Yani hangi durumdaysanız Hello Kitty, hissettiğiniz duyguyu hissedecek ve bu duyguyu sizinle paylaşarak sizin en yakın arkadaşınız olacaktır.

Hello Kitty Cinayeti

Hello Kitty Cinayeti
Hello Kitty Cinayeti

Her ne kadar Hello Kitty, şeytani ritüellerle ya da şeytana karşı ibadet ile ilişkili değilse de, 1999’da Hong Kong’da meydana gelen acımasız cinayet bunun tersini doğrular nitelikte. Daha sonra “Hello Kitty cinayeti” olarak kayda geçen olay şöyle gerçekleşiyor: Üç adam genç bir kadını kaçırır ve onu esir olarak bir ay boyunca dairelerinde tutarlar. Sonra ona işkence eder ve öldürdüler. Bu cinayetin kayıtlara“Hello Kitty Cinayeti” olarak geçmesinin nedeni ise katillerin kurbanın kafasını kesmeleri ve bunu Hello Kitty oyuncağı içinde saklamalarından ötürüdür… İşte bu gerçek bir hikaye…

Eğer Hello Kitty Cinayeti ile ilgili detaylı bilgi istiyorsanız bu bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Cep Telefonu Mesajı Korku Hikayesi

Cep Telefonu Mesajı Korku Hikayesi – Korkunç Olaylar

Cep Telefonu Mesajı - Korkunç Olaylar
Cep Telefonu Mesajı Korku Hikayesi

Cep telefonu mesajı korku hikayesi erkek arkadaşı tarafından gizemli bir yere götürülmek istenen kız ile erkek arkadaşı arasında geçen korkunç metin mesajı hikayesidir. Bu hikayeyi okumadan önce mutlaka cep telefonu korku hikayesi adlı öykümüzü okumanızı tavsiye ederiz. Ayrıca lanetli cep telefon numaraları ile ilgili korku hikayemizi de okuyabilirsiniz.

Jack : Hey, randevumuza hazır mısın?

Emma: Evet, çok heyecanlıyım !!
Emma: Bu gizemli nokta nerede?

Jack: Sana söyleyemem
Jack: Çünkü o zaman sürpriz olmayacak!

Emma: Ama ben çok merak ediyorum
Emma: Bana biraz ipucu veremez misin?

Jack: hmmmmmmmm

Emma: Lütfen!

Jack: Bir oyun oynamaya ne dersin? Seni nereye götüreceğimi tahmin etmek için 20 soru sorma hakkın var

Emma: Tamam hadi oynayalım

Jack: Seni bu gece nereye götüreceğimi tahmin edebilir misin?

Emma: Ummmm…. Evine mi?

Jack: Hayır… 19 tane kaldı

Emma: Tamam… diskoya mı?

Jack: Hayır! 18

Emma: Gideceğimiz yer açık havada bir yer mi?

Jack: Evet… 17

Emma: Tamam…
Emma: Bu yer fiziksel aktivite içeriyor mu?

Jack: Hayır 16
Jack: Bahse girerim asla tahmin edemeyeceksin

Emma: Bakalım göreceğiz.
Emma: Bir sürü insanın olduğu bir yer mi?

Jack: Teknik olarak… evet. 15

Emma: Teknik olarak? Hmmmm… ilginç
Emma: Çevresinde orman var mı?

Jack: Evet 14!

Emma: Tepeden geçiyor mu?

Jack: Evet!
Jack: 13 soru daha var

Emma: Daha önce beraber olduğumuz bir yer mi?

Jack: Hayır… 12

Emma: Ufffff

Jack: Haha vazgeçiyor musun?
Jack: Bu gece öğreneceksin nasılsa

Emma: Vazgeçmiyorum: p
Emma: 12 tane daha soru var… Bunu yapabilirim!

Jack: Tabii ki yapabilirsin.

Bu Gizemli Bir Yer mi?

Emma: Bu yerde su var mı?

Jack: Hayır 11!

Emma: Bu gerçekten gizemli bir yer mi ¿

Jack: Bu şekilde planladım.

Emma: Tren raylarını geçiyor musun?

Jack: Evet.10 soru kaldı
Jack: Yaklaştığını düşünüyor musun?

Emma: Fikrim yok 
Emma: Ormanlarla çevrili tren raylarını geçince ne var ki?

Jack: Bence pes et ve bu gece sürprizi bekle!

Emma: 10 soru daha ve sonra bekleyeceğim: p
Emma: Yer çok büyük mü?

Jack: Hayır… 9 soru!

Emma: Orada yapılacak bir şey var mı?
Emma: Yürümek ve etrafa bakmaktan başka?

Jack: Haha düşündüğün yeri biliyorum ama hayır!
Jack: 8 tane kaldı

Emma: İnsanların gitmesine izin verilen bir yer var mı?
Emma: Halka açık bir yer mi?

Jack: Ah evet. 7 tane soru hakkın kaldı!

Emma: hhhmm Google’a başvurmalıyım

Jack: Bu hile!

Emma: Hayır, sadece kaynaklarımı kullanıyorum 

Jack: Son 7 soru
Jack: Oyundan sonra Google’ı kullanabilirsin!
Jack: Her neyse, sonra öğreneceksin!

Asmaca Oynamak İster Misin?

Emma: Haha tamam… bu senin için çok şey ifade ediyorsa 
Emma: Bir ipucu alabilir miyim?

Jack: Şimdi asmaca oynamak ister misin?

Emma: Evet. Beni götüreceğin yer kaç harften oluşuyor ?
Emma: Hadi lütfen…ipucu ver

Jack: Beni ikna etmelisin

Emma: Bulmaca çözmeyi severim ve şuan cevabı çok merak ediyorum.
Emma: Bana birkaç tane harf vermiş olsaydın daha da güzel olurdu.

Jack: Haha beni ikna ettin
Jack: 8 harf uzunluğunda bu yer
Jack: Şimdi başka ipucu yok!

Emma: 8 harfli ??? !!! çok uzun
Emma: 4 ya da 5 olmasını umuyordum
Emma: Belki 6
Emma: 8 harften oluşuyorsa her şey olabilir!

Jack: Vazgeçmek istiyorsan?

Emma: ASLA
Emma: Neden gece geç saatte gidiyoruz?
Emma: Gitmek için en iyi saat gece saatleri mi?

Jack: Ooohhhh iyi soru
Jack: Evet, gece en iyisi

Emma: Bu ne anlama geliyor?
Emma: Amaç nedir?

Jack: Çoğu insan gün boyunca gider

Emma: Tamam. 6 hakkım daha var.
Emma: Sanırım yaklaşıyorum
Emma: Buralarda çiçek var mı?

Jack : Olabilir, genelde olur

Emma: Buranın etrafında bir çit var mı?

Jack: Evet 5 tahminin kaldı

Emma: Sanırım nereye gideceğimizi biliyorum.
Emma: Ama kafam karıştı
Emma: Belki düşündüğüm yer değil
Emma: Çünkü düşündüğüm yer romantik değil
Emma: Çok ürkütücü

Jack: Belki de sürprizi mahvetmemelisin: p

Orada Çekilmiş Korku Filmi Var Mı?

Emma: Belki
Emma: Orada insanlar çok mu?

Jack: Hayır, 4 tahmin daha

Emma: Orada çekilmiş korku filmi var mı?

Jack: Evet! 3 tahmin daha!

Emma: Mezarlık doğru mu?
Emma: Mezarlığa gidiyoruz?

Jack: Haha bildin 

Emma: Mezarlık?
Emma: Bu bizim randevumuz için seçtiğin sürpriz nokta mı?

Jack: 2 sorun kaldı bence bu soruları akıllıca seç

Emma: Mezarlıklar geceleri ürpertici!
Emma: Neden bir mezarlığa gidiyoruz ki?

Jack: Bir cesedi gömmek için

Emma: Neeeeeee?
Emma: Bunu nasıl yapacağız?
Emma: Bu bir şaka mı?
Emma: Beni başka bir yere mi götürüyorsun?
Emma: Şaka yapıyorsun Jack
Emma: Bu komik değil
Emma: Bana cevap ver
Emma: Hadi başka bir yere gidelim
Emma: Lütfen arabanın bagajında bir ceset olmadığını söyle
Emma: Jack? Dalga mı geçiyorsun? Cevap ver

Jack: 1 soru hakkın kaldı
Jack: Akıllıca seç

Emma: Beni çıldırtıyorsun
Emma: Bu komik değil

Jack: 1 soru hakkın var
Jack: Akıllıca seç

Emma: Lütfen şunu söylemeyi bırak.
Emma: Artık tahmin etmek istemiyorum
Emma: Vazgeçiyorum
Emma: Artık oynamak istemiyorum

Jack: 1 sorun kaldı
Jack: Akıllıca seç

Emma: Lütfen dur

Jack: 1 sorunun kaldı

Emma: Tamam
Emma: Son soruyu soracağım

Jack: Akıllıca seç

Emma: Kimin cesedi gömüyoruz?

Jack: Senin cesedini.