Kısa Aşk Yazıları

Aşk Yazıları – Nostaljik Hüzünlü Hayat Hikayeleri

Aşk yazıları konulu içeriğimizde bugün sizlere yarım asır öncesinden nostaljik hüzünlü hayat hikayeleri ve acı yaşamlar sunacağız. Kendi dergi arşivimden paylaşacağım bu nostaljik yazıda hikayeleri geçen kişiler umarız hala hayattadır ve mutluluğu bir şekilde yakalamışlardır. Şimdi gelin bana göre en güzel kısa aşk hikayeleri arasında yer alan üç ayrı öyküyü dinleyelim.

Kısa Aşk Hikayeleri – Yalan Dünya

Ben, yaşadığım sürece mutluluk nedir bilmediğim için etrafımdaki insanların mutlu olmalarını kıskandım. Neden mi?… içimde on bir yıldan beri devam eden ve biraz olsun geçmeyen baba nefreti ve bunun yanı sıra baba sevgisi ve hasret var.

1962, unutamadığım ve unutulması güç bir yıl… içimdeki sıkıntı, uyanmamı ve fazla uyumanın iyi olmadığını söylüyordu. Annemle babamın odasına gittiğim zaman, dehşetten gözlerim büyüdü. Babam, annemi öldürmek üzere idi. Odaya girmekle annemi ölümden kurtarmıştım, fakat çocuk yaşta, yaşayan bir ölüden farksızdım.

Yıllar geçti, içimdeki nefret büyüdü, arttı ve hala artmaya devam ediyor. Yalnız içimde sakladığım nefret baba nefreti değil, bütün insanlara karşı duyuyorum aynı nefreti. Neden mi?… Çünkü, bana bugüne kadar kimse yardımcı olmadı.
YALAN DÜNYA (Rumuz)

Aşk Yazıları
Aşk Yazıları

Nostaljik Hüzünlü Hayat Öyküleri – Yok Olan Hayaller

Yıl 1970 – 1971. Küçük atölyede birbirimizin yüzlerine mahcup nazarlarla bakan tam 8 genç öğrenci… içimde bir ürperti… Hiç anlaşamayacağız gibime geliyor. Enstitü 2. sınıf resim bölümü öğrencilerinin atölyesinde geçiyor bu anı… Birbirimizden hiç ayrılmıyor, yediğimiz yemek, içtiğimiz su ayrı gitmiyor. Birimizin üzüntüsü hepimizin üzüntüsü oluyor.

Ardı arkası gelmeyen hayallerle geçen yıl sonu… Ve nihayet son sınıf oluyoruz. Her şey ne kadar güzel! Bize hiçbir şey zor görünmüyor. Diğer bütün sınıflar gıpta ediyor bu anlaşmaya. Birbirimize o kadar sağlam bağlarla bağlıyız ki, bu bağı hiç kimse koparamaz sanıyoruz. Ama heyhat… Şairin “Çok muhabbet tez ayrılık getirir” dediği gibi, 1972 ders yılının son ayları. içimizden biri ihanet ediyor bu sevgiye, bakamaz oluyoruz birbirimizin yüzüne.

Kırılan ne cam, ne de mermer. Onarılması mümkün olmayan 8 genç kızın kalbi kırılıyor. Derken koptuk birbirimizden. Ümit ve vaatlerle dolu olan hayallerimiz kum fırtınası içinde yok oldu. Kalplerimiz eseflerle dopdolu olarak o çok güzel okul günlerimiz gerilerde kaldı.
ANNABELLEE (Rumuz)

Hüzünlü Aşk Yazıları
Hüzünlü Aşk Yazıları

Acı Yaşamlar – Kalamış’ta Bir Gün

Yağmurun alabildiğine yağdığı bir akşam saati, gözlerim nemli, dışarıyı seyrediyor, onu düşünüyorum. Beni bu akşam saati böylesine kahreden O’na pırıl pırıl bir ilkbahar sabahı yolda rastlamıştım. Yıllardır aradığım, hayallerimde yaşattığım, beklediğim oydu. Hiç ummadığım bir anda beyaz resmi elbisesi içinde yanı başımda bulmuştum. Bu rastlantı mutlu bir beraberliğe götürdü beni. Boğaziçi’nin yeşil yamaçları, tenha yolları, renkli çiçekleri, kır kahveleri ve onun çok sevdiği deniz, mekanımız olmuştu.

Yine o gün buluşmuştuk. Dönüşte Kalamış’ta bir çingene falımıza bakmak istemiş ve bakmıştı da. Sözlerini “Sana iki güne kadar gözyaşı var” diye bitirmiş, çiçeklerini de bana hediye etmişti. O gün çingene falcının bu kehanetine gülmüştüm. iki gün sonra onun tayin olup gittiğini öğrenince, dünya başıma yıkıldı, inanamadım. Ama her şey gerçekti, beni terk etmişti.

O, benim hayatımın davetsiz misafiriydi, geldiği gibi sormadan gitmiş, beni yine yalnızlığa mahkum etmişti. Boğaziçi artık yalnız benim mekanım… Bazı zaman, yollarında yürürüm, bazı zaman kır kahvelerinde oturur, onu düşünürüm. Rastladığım her bahriyelide ondan bir şeyler arar, her zamanki gibi yoluma devam ederim. Her zaman bütün dualarım onunla, yolu da, talihi de daima açık olsun! O, mesleğinin ve çok sevdiği denizin bir parçasıydı. Benim tanıdığım kadarı ile de öyle kalacak. Değil mi yosun gözlüm?
UNUTULAN BENDiM (Rumuz)

Hüzünlü aşk yazıları ile ilgili içeriği beğendiyseniz en acıklı aşk hikayeleri ile ilgili yazımı da mutlaka okumalısınız. Ayrıca dilerseniz buradan dünyanın en acıklı hikayesi olduğu söylenen öyküyü youtube üzerinden dinleyebilirsiniz. Aşk yazıları ile ilgili bir başka hikayede görüşmek üzere hoşça kalın!

Cemal Gürsel Kimdir?


Cemal Gürsel Kimdir? Cemal Gürsel’in biyografisi, hayatı hakkında bilgiler.
Cemal Gürsel Türkiye’nin dördüncü cumhurbaşkanıdır. 1895’te Erzurum’da doğdu, 14 Eylül 1966’da öldü. 27 Mayıs Hareketini gerçekleştiren subayların çağrısı üzerine hükümet ve devlet başkanlıkları ile başkomutanlık görevlerini üstlendi.

Babası gibi asker olmak isteyen Gürsel, Erzincan Askeri Orta okulu’nda ve Askeri Lisesi’nde okudu. Harbiye’de öğrenci iken, I. Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine topçu subayı olarak savaşa gönderildi. Çanakkale savaşlarına katılarak Seddülbahir ve Anafartalarda çarpıştı. 1918’de Filistin’deki Gazze savaşlarında İngilizlere tutsak düştü.

Bir yıl sonra kurtularak Anadolu’ya döndü ve Kurtuluş Savaşı’na katıldı. I. ve Il. İnönü, Eskişehir ve Sakarya savaşlarında gösterdiği başarı nedeniyle istiklal Madalyası aldı. Askerlikte hızla yükselerek 1958’de Kara Kuvvetleri komutanı oldu. Demokrat Parti ve Menderes’in politikasını eleştirince zorunlu izne çıkarıldı. Ama Demokrat Parti yönetimine son veren 27 Mayıs hareketinden sonra yeniden göreve çağrılarak 28 Mayıs’ta
kurulan hükümette başbakan, devlet başkanı ve başkomutan oldu.

Celal Bayar Kimdir?


Celal Bayar Kimdir? Celal Bayar’ın hayatı hakkında bilgiler.

Mahmut Celal Bayar Türkiye’nin üçüncü cumhurbaşkanı. 1883’te Bursa’nın Gemlik ilçesi Umurbey köyünde doğdu, 1986’da öldü. 1950, 1954 ve 1957’de üç kez cumhurbaşkanlığına seçildi ama, daha sonra tutuklanarak idam cezasına çarptırıldı.

Bayar’ın ailesi Plevne’den göçmüştü. Bayar, Bursa’da bankacılık yaparken, İttihat ve Terakki’nin gizli örgütü Küme’ye girdi ve parti içinde yükseldi. Yunan ordusu İzmir’e çıktıktan sonra Galip Hoca takma adıyla yörede dolaştı ve ulusal direnişi örgütlemeye çalıştı. Son Osmanlı Meclisindeki konuşmalarından ötürü hakkında tutuklanma kararı çıkınca, Anadolu’ya geçti. Cumhuriyet kurulduktan sonra çeşitli bakanlıklar yaptı Bayar aynı zamanda İş Bankası’nın kurucularından biri oldu.

1937’de İsmet Inönü’nün istifası üzerine başbakan oldu. 1946’da arkadaşlarıyla birlikte Demokrat Parti’yi (DP) kurd) DPI’nin iktidarı boyunca, 1950, 1954 ve 1957’de cumhurbaşkanı seçildi. Ancak Demokrat Parti baskıcı yönetimi nedeniyle eleştirilere uğrayınca 27 Mayıs 1960’da tutuklandı. Bayar’a önce idam cezası verildiyse de, yaşlılığı nedeniyle cezası önce ömür boyu hapse çevrildi, 1964’te serbest bırakıldı Yaşamının son yıllarına dek siyasetle uğraşarak devlet töreniyle gömüldü.

Habib Baba Hikayesi


Habib Baba ve Sultan Murat Hikayesi

Bu anlatacağımız hikaye Sultan 4’üncü Murat ve Habib Baba adındaki bir derviş arasında geçmektedir.

Habib Baba 4’üncü Murad devrinde yaşan, Allah dostu bir zattır. Yaşlı ve fakir olan bu zatın kimseler değerini hakkıyla bilmez. Dünyası çok iyi görünmese de Allah katında da alemlere denk bir değeri vardır.

İhtiyar Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul’a gelmiştir. Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider. Niyeti şöyle iyice bir keselenip, paklanmak… Bedenini de ruhuna denk kılmaktır.

Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez.

– Bugün Sultan Murad’ın vezirleri hamamı kapattılar dışarıdan müşteri almıyoruz der.

Habib baba üzülür, rica minnet eder, yalvarır…

“Ne olursun” der “kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım. bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum.” Bin bir dil döker. Hamamcı Ehl-i insaftır. dayanamaz kabul eder. Hamamın en sonundaki odayı işaret ederek..

“Baba şu odada hızla yıkanıp çık, para da istemem. Yeter ki vezirler senin farkına varmasın.”

Habib baba sevinerek kendisine gösterilen yere gider yıkanmaya başlar, bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. onun da görünümü fakirdir ama sadece görünümü ..

ikinci müşteri kılık değiştirmiş, 4. Murad’dır. O gün vezirlerinin topluca hamam ameli yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir. “Hele bir bakalım bizim vezirler, hamamda benden uzakta kendi başlarına neler yaparlar, nasıl eğlenirler ”

Ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek hamama getirmiştir. Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır.

Hamamcı, “vezirler” der almak istemez, padişah ise ne olursun der bastırır ve sonuçta içeri girer.

Habib babanın yıkandığı odayı göstererek genç adamın kulağına fısıldar

“Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor sen de sar peştemalı beline, gir yanına beraber sessizce yıkanın ve bir an evvel çıkın.”

Ve ekler: “Aman ha vezirler varlığınızı bilmesinler”

Soanra 4. Murad da Habib babanın yanına süzülür. beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. Bu arada hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır. Habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. biraz kirlenmiş gibi gelir ona. Allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tebdil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir. ve yanındakini görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden Habib baba yumuşak bir sesle konuşur.

“Evladım, sırtın fazlaca kirlenmiş, müsade edersen bir keseleyivereyim” der

Padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve büyük haz duyar. Haz uyar çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden sırf bir insan olarak, karşılık beklemeden bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.

Memnuniyetle Habib babanın önünde diz çökerken: “buyur baba” der, “Ellerin dert görmesin”

Bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. Habib baba, 4.Murad’ın sırtını bir güzel keseler. Padişah bir kuru teşekkürle yetinmek istemez. Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliğin kölesidir.

“Baba, Gel ben de senin sırtını keseleyeyim de ödeşmiş olalım” der.

Habib baba teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle;

“Olur evlat” deyim sultanın önünde diz çöker, Sultan Murad kese yaparken bir yandan da Habib babayı yoklar, ağzını arar.

“Baba görüyor musun şu dünyayı” der “Sultan Murad’a vezir olma varmış” bak adamlar içeride def dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi…” Habib baba sultanın cümlesini tamamlamasına fırsat vermeden kendi hükmünü söyler. Sultan Murad’ın Habib babadan duydukları ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürecek cinsdendir.

“Be Evladım” der Habib baba “Sultan Murad dediğin kimdir ki ? Sen asıl Alemlerin sultanına kendini sevdirmeye bak

o seni sevince sırtını bile sultan Murad’a keselettirir…”

Çirkin Ördek Yavrusu Hikayesi


Çirkin Ördek Yavrusu Hikayesi

Günlerden bir gün anne ördek, çalıların arasında kuluçkaya yatar. Zamanı gelince yumurtaların çatladığını görünce sevinir. Ama yumurtalardan son bir tanesi hala çatlamamıştır. Anne ördek o yumurtanın da çatlamasını merakla bekler. Yumurta sonunda çatlar ve içinden çirkin bir ördek yavrusu çıkar. Anne ördek yavrusunu öyle görünce biraz üzülür. Daha sonra diğer yavrularını da yanına alarak çiftliğe gider. Çiftlikteki çocuklar ördek yavrularının etrafında toplanıp onlarla oyunlar oynarlar. Fakat çirkin ördek yavrusuyla kimse ilgilenmez. Çirkin ördekle, kardeşleri dahil kimse oyun oynamaz. Buna oldukça üzülen çirkin ördek yavrusu tek başına yürümeye başlar, ve çiftlikten gittikçe uzaklaşır. Gide gide yolunu kaybeder. Bir süre sonra ormanda bir kuş sürüsüyle karşılaşır. Onlara karışmak ister ama kuş sürüsü uçar gider, yavru ördek onlara yetişemez. Tabii bu arada bizim yavru ördek uçabildiğini fark etmiştir. Gök yüzüne doğru havalanır, denizleri, okyanusları aşar yemyeşil ağaçların olduğu bir ormana varır. Ormandaki gölün kenarına gelince daha önce rastladığı o güzel kuş sürüsünü tekrar görür. Hemen onların arasına karışır.

Gölün kenarında piknik yapan ailenin çocuklardan biri ördek yavrusunu annesine gösterir, çirkin ördek yavrusu kendisiyle alay edileceğini düşünür ama çocuk ördeği çok sevmiştir.

-” Anne bu kuş çok güzel.” dediğini duyunca çok mutlu olmuş daha sonra göldeki yansımasına bakınca o da diğer kuşlar gibi çok güzel olduğunu görmüş ve mutluluktan havalara uçmuş..

İyi Yürekli Eşek Hikayesi


Bir zamanlar süt satarak geçinen bir adam, eşeği ile birlikte her gün, gün doğmadan süt satmaya
çıkarmış. Aradan günler geçmiş, sütçü çok zengin olmuş. Adamlar tutmuş. Eski dostu eşeği de unutmuş. Artık eskisi gibi ilgilenmiyormuş. Gözü paradan başka bir şey görmez olmuş.

Eşek buna çok üzülüyormuş ama yapacak bir şey de yokmuş. Günler böyle geçip gitmiş. Eşek üzüntüsünden çok zayıflamış, bir deri bir kemik kalmış. Artık eskisi gibi de çalışamaz olmuş. Sütçünün adamı eşeği sahibine şikâyet etmiş. Kendisine hakaret edilmesine dayanamayan eşek, başını alıp ormana gitmiş. Yolda yaşlı bir adam görmüş,
kendisinden daha bitkinmiş.

Her ne kadar artık kimseye yardım etmemeye söz vermiş olsa da dayanamayıp yaşlı adama yardım etmiş. Eve gitmişler. Eşek, başından geçenleri bir bir adama anlatmış. Aradan epey zaman geçmiş. Eşek eski sahibinin hastalandığını, kimsenin yanında olmadığını duymuş. İyi yürekli eşek dayanamayıp yanına gitmiş. Eşeği gören sahibi çok sevinmiş ve yaptıklarına çok pişman olmuş. Dostluğun, sevginin parayla satın alınamayacağını anlamış.

Thomas Woodrow Wilson Hayatı ve Wilson ilkeleri

Thomas Woodrow Wilson Hayatı ve Wilson ilkeleri (14 ilke)

Thomas Woodrow Wilson Hayatı… 1856’da doğan Thomas Woodrow Wilson, Birinci Dünya Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri başkanı idi. Barış görüşmeleri konusunda ortaya koyduğu 14 ilke, Wilson ilkeleri olarak anılır.

Wilson, hem iktisat, hem de hukuk fakültelerini bitirdikten sonra, Princeton Üniversitesi‘nde öğretim üyeliği ve 1902-1910 arasında rektörlük yaptı. 1910’da Demokrat Parti’den siyasete atıldı ve New Jersey valisi seçildi. 1912 Başkanlık seçimlerine de Demokrat Parti adayı olarak katıldı ve kazandı.

Thomas Woodrow Wilson Hayatı
Thomas Woodrow Wilson Hayatı

Yeni Özgürlük ve Wilson ilkeleri

Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde, Mart 1913’te Devlet Başkanlığı görevine başlayan Wilson, Yeni Özgürlük adını verdiği programı uygulamaya koydu. ABD’nin Uzakdoğu’da ve Latin Amerika’da yayılma siyasetini sürdüren Wilson, 1915’te Haiti’yi işgal ettikten sonra 1916’da Meksika’ya askeri müdahalede bulundu.

1916 Denizaltı Savaşı

Birinci Dünya Savaşı ile birlikte ABD’nin tarafsızlığını ilan eden Wilson, Almanya’nın 1916’da Denizaltı Savaşı‘na son vermesinde etkili rol oynadı. Aynı yıl yapılan seçimleri kazanarak yeniden devlet başkanlığı görevine getirildi. Almanya’nın gizlice Denizaltı Savaşı başlatması üzerine 1917’de Kongre’den savaş ilan edilmesini istedi. Böylece ABD itilaf Devletleri yanında Birinci Dünya Savaşı’na girdi.

Thomas Woodrow Wilson Hayatı ve Wilson ilkeleri
Thomas Woodrow Wilson Hayatı ve Wilson ilkeleri

Wilson ilkeleri 12. Madde ve Manda Sorunu

8 Ocak 1918’de kalıcı ve adil bir barışın temeli olarak nitelediği 14 ilke Programı ‘nı Kongre’ye sundu. Bunun 12. maddesi şöyleydi: “Osmanlı imparatorluğu çerçevesi içinde yer alan halklara özerklik tanınacaktır. Ayrıca Boğazlar tüm ülkelerin gemilerine açık tutulacaktır.” İşte Erzurum ve özellikle Sivas Kongrelerinde tartışılan “Manda Sorunu” bu maddeye dayanıyordu ve Mustafa Kemal ve arkadaşları tarafından kesinlikle reddediliyordu.

Kasım 1918’de ateşkesten sonra Paris Barış Konferansı’na katılan Wilson, Milletler Cemiyeti önerisinin Versailles Antlaşması kapsamına alınmasını sağladı. 1919’da Nobel Barış Ödülü’ne değer görüldü. Başkanlık süresi 1921’de dolan Wilson siyasal yaşamdan çekildi ve 3 Şubat 1924’te öldü.

Thomas Woodrow Wilson Hayatı ve Wilson ilkeleri konulu yazı hoşunuza gittiyse benzer tarihi hikayeleri aşağıdaki linklere tıklayarak ulaşabilirsiniz.

1-Çanakkale Şehit Hikayeleri
2-Hüsrev Paşa’nın Ölümü
3-Doktor Edward Jenner Çiçek Aşısını Nasıl Buldu?

İlk Sinema Filmi Gösterimi – Sinemacılığın Doğuşu

İlk Sinema Filmi Gösterimi

İlk Sinema Filmi Gösterimi ile ilgili bugünkü yazımızda size sinemacılığın doğuşu hakkında kısa bilgiler vereceğiz. Gelin şimdi o yıllarda Paris’e gidelim…Paris’teki Grand Cafe‘nin “Hintli Salonu”, yer altında 100 metrekare genişliğinde ve duvarları Arap usulü şekilleriyle süslenmiş bir salondu. Lumiere kardeşlerin yakın dostu ve film oynatıcısı Clement Maurice; Grand Cafe’nin sahibine paralı sinema gösterileri yapmak için salonu kendilerine kiralamasını teklif edince salonun sahibi, günlüğüne 30 frank karşılığında, bu teklifi kabul etti.

İlk Sinema Filmi Gösterimi

Sinemacılığın Doğuşu – 28 ARALIK 1895 

İlk temsil 28 Aralık 1895’te, öğleden sonra yapıldı. Bu, Maurice ve Lumiere kardeşler tarafından davet edilen gazetecilere ve salon sahiplerine yapılan özel bir gösteriydi; seyircilerin hepsi 33 kişiden ibaretti. Programda da, Louis Lumiere tarafından çevrilen “Kendi Kendisini Sulayan Bahçıvan” ve “İşçilerin Lumiere Fabrikasından Çıkışı” adlı iki film yer alıyordu. Babalarıyla beraber orada bulunan Lumiere kardeşler gösterilerinin beğenileceğini umuyorlardı. Başarıları umduklarından daha fazla oldu Bu gerçek bir zaferdi.

İlüzyonist Georges Melies ‘in icadın patentini satın almak istemesi üzerine, baba Lumiere: “Delikanlı, bu icat satılık değildir ve satılık olmadığı için de bana teşekkür etmelisiniz. Çünkü hiçbir ticari değeri olmadığı için sonunda sizi mahveder!” dedi. Ama aldanıyordu. Günlük gelir birkaç gün içinde 33 franktan 2.500 franga yükseldi. Günde her biri yarım saatlik 20 gösteri yapılıyor, halk içeriye girebilmek için itişerek kuyruklarda bekliyordu.

Bunlar da aynı gün oldu: 1897 : Edmond Rostand “Cyrano de Bergerac” ı Paris’te oynadı. 1967 : Avustralya “Davis Kupası” nı aldı.

İspanya’da Gezilecek En Güzel Yerler

Barselona Gezi Rehberi 2017

Herkese Merhaba!  İspanya‘da gezilecek en güzel yerler yazımda sizlere Barselona’da gezilecek yerler ve yapılması gereken şeylerden genel olarak bahsetmiştim. Ama dediğim gibi Barselona başlı başına  bir tatil noktası olabilir. Mimarisiyle, birçok sanat akımına ev sahipliği yapmasıyla, doğasıyla, gridal bir sistem üzerine kurulmuş şehir planlamasıyla ve en önemlisi sıcakkanlı insanlarıyla sizi konuk edecek bu rüya şehire nasıl giderim diyorsanız öncelikle içlerinde baya uygun fiyatlı olanlarına da rastladığım Barselona turlarından biriyle bu eşsiz şehri deneyimleyebilirsiniz.

Yurtdışı denilince aslında Yurtdışı turları genelde cazip gelen bir seçimdir ama açıkçası ben kendin pişir kendin ye mantığıyla her işimi kendim görüp yurdışı turlarımı da kendim oluşturmaktan yanayım. Böyle daha zevkli olduğunu düşünüyorum. Eğer ben oteldi, yemesiydi, içmesiydi, araştırmasıydı o kadar uğraşamam diyorsanız sizin için de Barselona turlarını önerebilirim. Ama ben bugün sizlere kendi deneyimlerimi paylaşacağım ve Barselona‘ya gitmeden önce aklınızda bulunan Barselona’da gezilecek yerler nelerdir sorunuza cevap vermeye çalışacağım bir Barselona gezi rehberi sunacağım.

İspanya'da Gezilecek En Güzel Yerler
İspanya’da Gezilecek En Güzel Yerler

Barselona’da gezilecek yerler

Ben Barselona’ya gittiğimde Barselona FC‘nin maçlarını oynadığı Nou Camp Stadyumu‘na yakın bir otelde kaldım. Fiyat olarak gayet makuldu. Merkeze ve La Rambla Caddesi‘ne metro ile kolayca ulaşım sağlayabiliyorsunuz dolayısı ile  metro durağına yakın olmasına dikkat ettim. Hatta Barcelona Card alırsanız bu kartla hem ulaşım sağlayabilir hem de müzelerde indirim sahibi olabilirsiniz. Ama merkeze yakın olmasını tercih ederseniz fiyatları biraz daha yukarı da olmakla birlikte, Barselona‘nın en bilenen ve yoğun caddesi La Rambla Caddesi üzerinde de birçok otel bulabilirsiniz.

Barselona’ya ne zaman gitmeliyim diyorsanız aslında ne için gittiğinize bağlı diyebilirim. Eğer şehri tanımaya yönelik bir kültür ve şehir gezisi düşünüyorsanız Yaz aylarında gitmemenizi öneririm zira Barselona‘nın sıcak Akdeniz havası sizi bunaltabilir. O nedenle bu türlü kültür gezisi planlayanlar için ilkbahar ve sonbahar dönemlerini öneriyorum ama deniz kum güneş isteyenlerdenseniz yaz aylarında bu şehir sizin için ideal. Şehri rahat rahat dolaşmak isteyenler için kış ayları da makul olabilir çünkü bu aylarda şehrin nüfusu nispeten daha az ve 10-15 derece arası sıcaklıkla serin bir ortam sağlayabilir. Tabi yağmura dikkat etmek lazım!

İspanya'da Gezilecek En Güzel Yerler
İspanya’da Gezilecek En Güzel Yerler – Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler

LA SAGRADA FAMILIA

Barselona deyince akla Gaudi, Picasso ve Joan Miro gelir. Mimari alanla çığır açmış mimarlardan biri olan, Art Nouveau akımının öncüsü 1852 yılında doğan Antoni Gaudi Barselona‘nın yapı taşlarından biridir. Onun tasarladığı binalarla bu şehir kendine özgü bir dile sahip olmuş diyebiliriz. Sonrasında şehrin planlanması ve gelişiminde de bu stil ve dil korunmuş ve Gaudi etkisi şehrin bütününde hissedilir hale gelmiştir. Barselona’da gezilecek yerler deyince La Sagrada Familia kilisesi Gaudi‘nin eserleri arasında en dikkat çekeni ve Barselona gezi rehberimizde ilk sırada. Ayni zamanda Barselona turlarında da ilk sırada ziyaret edilen yerlerden biri. Yapımına 1882 yılında başlanan bu kilise malesef Gaudi hayattayken tamamlanamamış. 1926 yılında geçirdiği bir kaza sonucu Gaudi‘nin ölmesiyle yarım kalmış. O tarihten itibaren yapımına devam edilse de, kilisenin sahip olduğu mimari iç ve dış detaylar, yapımının ve işlenmesinin zorluğu nedeniyle günümüzde hala devam etmektedir. Yine buraya metro hattı ile kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz.

Barselona’da gezilecek yerler – Barselona gezi rehberi 2016[/caption]

LA RAMBLA

Barselona’da gezilecek yerler dediğimizde aslında yeme içme eğlenme zamanlarınızın çoğunu geçirebileceğiniz bir cadde La Rambla Caddesi. Barselona‘nın en renkli ve canlı mekanı diyebiliriz. 19. yüzyıldan kalma kapalı pazarı, ispanyol yemek kültürünün eşsiz lezzetlerini tadabileceğiniz restoranları, eğlence mekanları, sokak sanatçıları ve dönem dönem denk gelebileceğiniz renkli festivalleriyle Katalunya meydanından başlayıp sahile porta kadar devam eden uzunca bir cadde. Üzerinde çeşitli mağazaları da bulunduruyor ama fahiş fiyatlara sahip olduklarını söylemeliyim.

Bu cadde üzerinde yemek molanızı verebilir ispanyol yemek kültürünü keşfetmeye başlayabilirsiniz.

Tapas ve Cava

Bizde karşılığı ara sıcaklar, mezeler diyebiliriz. Meze kültürümüzü ne kadar seviyorsam Tapası da o kadar sevdim diyebilirim. Küçük ekmek dilimlerinin üzerine konulmuş karışık malzemelerden oluşan, benim için atıştırmalık olan ( bazıları öğün niteliğinde olduğunu söylüyor)  ispanyol yemek kültürünün ve ispanyolların vazgeçemediği lezzetlerden biri. Yanında Cava şarabı(şampanya şarap arası bir lezzeti var) ile servis edilmesini isteyebilirsiniz. Genelde gittiğiniz Tapas barlarda da garsonların önerisi de bu yönde oluyor.

Paella

Deniz ürünlerinin bolca kullanıldığı, çeşitli sebzeli çeşitlerinin de bulunduğu ispanyol yemek kültüründen bir pilav türü diyebileceğimiz İspanya’nın özel lezzeti Paella.  Gerek turist gerekse yerli halktan birçok insanın lezzetine hayran kaldığı, öve öve bitiremediği Paella‘yı  denemek için Barselona‘da  paella denince akla gelen 170 yıllık geçmişiyle , Barselona‘nın en meşhur restoranı 7 Portes‘e (türkçesi 7 kapı)  gittim. Çok büyük bir beklentiyle ve merakla; Paella de Marisco diye anılan, deniz mahsullü olanından istedim. Restoranın şıklığı ve servis kalitesine diyecek sözüm yok. Öncelikle mutlaka uğramanız gereken bir yer diyebilirim. Servis çok güzeldi ama tattığım ilk anda ağır bir deniz kokusu buram buram sardı beni. Belki de benim deniz ürünleriyle pek aram olmadığı için bana öyle geldi ama genel olarak da çok ağır bir yemek olduğu ve herkesin midesinin kaldıramadığı söyleniyor. Sanırım midesi benim gibi hassas olanların daha çok sebzeli olan çeşitlerine yönelmesinde fayda var.

Barselona’da gezilecek yerler – Barselona gezi rehberi 2016[/caption]

PARK GÜELL

Barselona’da gezilecek yerlerin başında gelen bir başka Gaudi harikası mekan Park Güell.  Güell ailesinin soyluluk göstergesi olarak yaptırılan park 1914 yılında tamamlandı. Bir süre sonra 1923 yılında halkın ziyaretine açılan parkta dikkat çeken renkli mozaik kaplamalar ve Gaudi formu yürüyüş parkuru boyunca size eşlik ediyor. Gaudi’nin usta dokunuşlarıyla yürüyüşünüz bir masal diyarındaymışsınız hissine kapılmanızı sağlıyor. Barselona‘nın renkli köşelerinden olmayı başaran Park Güell, Barselona turunuzda ve Barselona gezi rehberimizde yerini alıyor. Ulaşım konusunda metronun belkide tek sıkıntı olacağı yer diyebilirim çünkü yürüyüş parkurlarıyla parkın içine doğru yayıldıkça metroya geri dönüşünüz biraz yorucu olabilir. O nedenle turistler için hizmet veren otobüslerle ulaşım sağlamanızda fayda var.

CASA MILA

Gaudi’nin bir diğer önemli eseri. Mimari açıdan Gaudi’nin tarzını okuyabileceğimiz, alışılmışın dışındaki formuyla ilginizi çekeceğinden eminim.  1912 yılında tamamlanmıştır. Gaudi’nin diğer 7 eseri gibi UNESCO dünya mirası listesinde yerini almıştır.

Casa Mila‘nın terasından Barselona‘yı seyredebilir ve iç avlu sisteminin detaylarını bu noktadan rahatlıkla inceleyebilirsiniz.

MONTJUIC TEPESİ

Barselona‘yı ayaklarınızın altına seren, 201 metre yüksekliğe sahip Montjuic Tepesi, Barselona’ya giderseniz uğramanız gereken yerlerden bir diğeri. Barselona turunuza mutlaka almalısınız! Şehrin eşsiz güzelliğini seyrederken hafif esen rüzgar ve temiz havayla çok huzurlu hissedeceğinize eminim. Aynı zamanda Joan Miro Müzesi ve Katalan tarih müzesini de içinde barındıyor.

PICASSO MÜZESİ

Barselona deyince Picasso‘dan bahsetmek olmaz. Sanat akımı öncülerinden, kendi tarzında bir akım oluşturmayı başarmış ender sanatçılardan bir tanesi. Peki Barselona’da gezilecek yerler listesine neden Picasso Müzesi‘ni almalıyım? diyebilirsiniz. Çünkü burada Picasso‘nun hayatı, yapmaya çalıştıkları bir film şeridi gibi önümüzde. Hep duyduğunuz ama genel olarak fikrinden, tarzından, ne anlattığından habersizseniz gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Sanatseverler ve Picasso hayranları için zaten birşey söylememe gerek yok sanırım.  Barselona gezi rehberimizde yerini almayı hak ediyor.

CASA BATTLO

Gaudi yapmış bize de sizlere tanıtmak düşer. Daha önce de söylediğim gibi Gaudi, Barselona‘nın oluşumunda ve günümüz halini almasında önemli yapı taşlarından biridir. O nedenle Barselona sokaklarında dolaşırken Gaudi eserlerini gördükçe bunu daha iyi anlayacaksınız. Zengin bir aile için yaptığı Casa Battlo, yine görür görmez Gaudi ürünü diyebileceğiniz türden özelliklere sahip. Barselona’nın ünlü caddelerinden olan Passeig de Gracia üzerinde bulunuyor. İçine girin, gezin dolaşın hissedin kısacası!

PORT VELL

La Rambla Caddesi‘nden aşağı doğru yürüdüğünüzde caddenin sonunda karşınıza çıkacak olan sahil bölgesi.  Eğlence merkezi, alışveriş merkezi ve birkaç restoranın yanında dünyaca ünlü mimar Frank Gehry‘nin Peix (Fish) Olimpico binasını da içinde barındırıyor.

BARSELONA NOU CAMP STADYUMU

Barselona Nou Camp Stadyumu da, şehrin diğer güzellikleri gibi bir odak noktası olmuş durumda. İçinde bulundurduğu Nou Camp müzesini görmek ve stadyuma ayak basmak için gelen turist sayısı dikkat çekici boyutta. Eğer siz de bir futbol tutkunuysanız Barselona turunuzda,  bu noktada da size cevap verebilen bir futbol şehri diyebiliriz. Özellikle Barcelona FC maçı olduğı dönemlerde şehirde bir festival havası oluyor. Her futbolseverin bu atmosferi yaşamak isteyeceğine eminim. Eğer bir futbol tutkunuysanız Barselona gezi rehberimize Nou Camp‘ı da eklemeden geçemeyiz.

Herkese merhaba! İspanya’da gezilecek en güzel yerler, ispanya gezi rehberi, ispanya meşhur yemekleri gibi konuları makalemizde bulabilirsiniz. Mimarisiyle, doğallığıyla ve özellikle kış aylarındaki ılıman iklimiyle kendine hayran bırakan; bir Akdeniz ülkesi İspanya‘ya gitmeyi düşünüyorsanız, İspanya’da gezilecek en güzel yerler hakkında size ufak tüyolarım olacak. Öncelikle İspanya‘da geçireceğiniz zamana göre plan yapmanızda fayda var. Zira her köşesi gezilesi diyebileceğimiz bir ülkeden bahsediyoruz.

İspanya tarihi, mimarisi ve doğal güzellikleriyle dünya kültür mirası listesinde başta gelen ülkelerden bir tanesi. Bu nedenle sizin için bir İspanya gezi rehberi hazırladım ve İspanya’da gezilecek en güzel yerlerin listesini bulabileceğiniz, İspanya’ya gitmeden önce İspanya turu planınızı ve ön hazırlığınızı yapmanız konusunda yardımcı olacağını umuyorum.

İspanya’da gezilecek en güzel yerler

Rüya şehir Barselona! İspanya turunuzda sizi her anlamda etkisi altında bırakacak bir şehir: Mimari, sanat, tarih, eğlence, deniz, güneş, gece hayatı ile yaşanılası bir yer. Şehrin önemli yerlerine metro ile ulaşabiliyorsunuz. Bu yüzden kalacağınız oteli metro duraklarına yakın yerlerde aramanız sizin için ulaşım açısından kolaylık sağlayabilir. Her bütçeye hitap eden otel fırsatları var aslında. Barselona merkeze biraz daha uzak yarım pansiyon oteller de bulunuyor. Metro sayesinde kolaylıkla merkeze ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Dediğim gibi oteli seçerken metro duraklarına dikkat etmeniz yeterli.

BARSELONA

Aslında İspanya gezi rehberimizin başında bulunması gereken ve ne ararsanız bulabileceğiniz bir şehir diyebiliriz. Bu nedenle İspanya gezinizin büyük bir bölümünü Barselona için ayırmanızı tavsiye etmem sanırım pek de yanlış olmaz. Gezinizde 4-5 gün ideal olabilir bu şehir için. İspanya’da gezilecek en güzel yerlerin aslında büyük bir kısmını da içinde barındıran efsane şehir! Art Nouveau akımının önde gelen isimlerınden olan katalan mimar Antoni Gaudi’nin bu şehri şekillendirdiğini söyleyebiliriz. Gaudi’nin eserlerinden Casa Mila binası, bir türlü bitmeyen efsane kilise La Sagrada Familia, Güell ailesinin soyluluk göstergesi için yaptırılan Park Güell mutlaka görmeniz gereken önemli eserler arasında.

Yine Barselona‘yı ayaklarınızın altına seren, 201 metre yüksekliğe sahip Montjuic Tepesi, Barselona’ya giderseniz uğramanız gereken yerlerden bir diğeri. Barselona, aynı zamanda futbol tutkunlarının da vazgeçilmez adreslerinden bir tanesi diyebiliriz. Barselona Nou Camp Stadyumu da, şehrin diğer güzellikleri gibi bir odak noktası olmuş durumda. İçinde bulundurduğu Nou Camp müzesini görmek ve stadyuma ayak basmak için gelen turist sayısı dikkat çekici boyutta. Eğer siz de bir futbol tutkunuysanız İspanya turunuzda Barselona bu noktada da size cevap verebilen bir futbol şehri.

İspanya Müzeleri ve Yemek Kültürü

İspanya’da  birçok önemli sanatçının müzesini bulmanız da mümkün. Picasso ve Salvador Dali müzeleri sanatseverler için paha biçilemez değere sahip, görülmesi gereken İspanya müzeleri arasında. Barcelona ise müzelerin en yoğun bulunduğu şehir.

Öte yandan İspanya’da gezilecek en güzel yerler denilince  Barselona La Rambla Caddesi‘ni unutmak olmaz. 19. yüzyılın izlerini taşıyan meşhur pazarıyla, rengarenk, enerji veren hareketliliğiyle sahile kadar devam eden cıvıl cıvıl, yaşayan bir cadde! Yılın belli dönemlerinde renkli festivallere de denk gelebilirsiniz bu caddede.  Barselona‘nın en meşhur ve en büyük caddesi olan La Rambla, üzerinde bulunan şık ve aynı zamanda uygun fiyatlı restoranlarıyla, İspanyol yemek kültürü ile tanışmanız ve gezinize yemek molası vermeniz için size bir seçenek olabilir!

İspanya’da gezilecek en güzel yerler, yenilecek en güzel şeylerle birlikte olunca bir anlam kazanır.  Damak tadınıza önem veriyorsanız İspanya turunuzda İspanyol yemek kültürü katalan mutfağıyla sizi tatmin edecektir. İspanya’nın önemli lezzetlerinden olan Tapas, Paella ve Cava‘yı Barcelona La Rambla Caddesi‘nde tadabilirsiniz.  Ara sıcak olarak nitelendirebileceğimiz Tapaslar; herhangi bir Tapas bara girip ve aslında uygun fiyata yiyebileceğiniz lezzetlerden biri. Tanesi 2-3 Euro’ya bu lezzetle buluşabilirsiniz. Aynı zamanda Tapasla birlikte Cava şampanyası ayrılmaz ikililerden.

Paella ise içerisinde bol deniz ürünü barındıran katalan mutfağının doyurucu nitelikteki bir pilav çeşidi. Aslında sevenin tam sevdiği, sevmeyenin ise yanından geçmek bile istemediği bir yemek. Her bünye kaldıramayabilir ve biraz ağır gelebilir bu derece deniz mahsulü midenize. İtiraf etmeliyim ki benlik bir yemek değil. Zira önüme getirdikleri eşsiz hazırlanmış servisi geri göndermek zorunda kaldım. Karar sizin!

MADRID 

İspanya’da gezilecek en güzel yerler dediğimiz zaman hiç kuşkusuz Barselona’dan sonra Madrid gelir. Akdeniz ikliminin ılımanlığını burada da hissetmeye devam ediyoruz. Yine sıcakkanlı insanıyla hoşgeldin diyor bize bu tarihi şehir. İspanya turunda Barselona ile kıyaslarsak gezip görmeniz gereken yerler daha az diyebilirim. Daha çok büyük meydanları, geniş caddeleri ve ihtişamlı binalarıyla dikkat çekiyor. Yine şehirde gezebileceğiniz çok sayıda kilise, müze, sanat galerisi ve tarihi yapı bulunuyor. Aynı zamanda Madrid‘in dünyanın en kalabalık 5. şehri olduğunu da belirtmek isterim. Yani Barselona gibi yaşanılası bir yer diyemem ama gezilesi bir yer olduğu kesin. Şehrin önemli noktalarını ve detaylarını tam anlamıyla gezmek görmek istiyorum diyorsanız 2 tam gün sizin için yeterli olacaktır.

Plaza Mayor ve Puerto Del Sol, Madrid’in en önemli meydanları. 19. yüzyıl esintilerini bu meydanlardaki detaylarda sıklıkla hissedebilirsiniz. Genellikle yarım daire şeklinde tasarlanmış; ihtişamlı heykeller ve saat kuleleri barındıran Madrid meydanları İspanya turunuzda şehrin aslında gezilmesi gereken yerlerini de içinde barındırıyor. Bu büyük meydanlardan açılan geniş caddeleri takip ederek şehrin büyüsüne kapılıp kaybolmanızı öneririm. Korkmayın! Madrid‘in o kadar gelişmiş bir metro ağı var ki bu şehirde kaybolmak pek de mümkün değil aslında.

İspanya’da gezilecek en güzel yerler deyince Madrid‘in El Retiro Park‘ı ve Madrid Kraliyet Sarayı‘nı da unutmamak gerekir. Dediğim gibi bir Barselona olmasa da Madrid‘in de görülmesi gereken yerleri az değil. Sanatseverlerin mutlaka uğraması gereken Prado Müzesi bir diğer önemli nokta olmalı Madrid rotanızda. Diğer yandan futbol severlerin ziyaret etmek isteyeceği, dünyanın en iyi futbol takımlarından biri olarak kabul edilen Real Madrid‘in maçlarını oynadığı Santiago Bernabeu Stadyumu‘da şehrin gözdelerinden.

SEVİLLA, GRANADA, CORDOBA

İspanya’nın güneyinde; Endülüs bölgesinde yer alan bu şehirler İspanya’da gezilecek en güzel yerler yazımızda Barselona ve Madrid‘ten sonra geliyor. Barselona ve Madrid’ten sonra eğer zamanınız varsa güneye inmenizi öneririm.  Ama özellikle yaz aylarında gideceklerin dikkat etmesi gerekiyor. Sıcaklık bu aylarda 40 dereceyi geçebiliyor. Bunun yanında kültürel ve mimari ögeleri de içinde barındıran şehirler. Sevilla Katedrali, Plaza de Espana ve Alcazar Sarayı Sevilla‘nın önemli ve görülmeyi hak eden mekanları arasında. Bu mekanlarda bazı popüler dizilerin çekimleri de yapılmakta. Game of Thrones izleyicilerine duyurulur.

Granada deyince ise El-Hamra Sarayı gelir akla. İslam dünyasından çok sayıda turistin ziyaret ettiği bu saray, islam mimarisinin önemli eserlerinden biri olarak görülüyor. İç ve dış süslemelerindeki mimari detay ve işlemelere hayran kalmamak elde değil. İspanya’da gezilmesi gereken en güzel yerler listemizde yerini aldı.

Granada ve Sevilla arasında kalan Cordoba ise daha küçük ve şirin bir şehir. Burada görmeniz gereken şey Endülüs Emevileri döneminde yapılan Cordoba Camii. Daha sonraları Hristiyanların eline geçip bir kısmı kiliseye dönüştürülmüş. Cordoba’yı günübirlik ziyaret edebilir ya da geçerken uğrayabilirsiniz.

IBIZA, FORMENTERA, MALLORCA, MENORCA

İspanya’nın en çok ziyaret edilen adaları da İspanya’da gezilmesi gereken en güzel yerler listemizde yerini aldı. Deniz, kum, güneş diyenlerdenseniz bu adalar tam size göre. Yaz aylarında İspanya turu yapmak istiyorsanız tercih edebilirsiniz adaları. Ulaşım Barcelona ve Madrid’ten 30-35 dakika süren uçuşlarla sağlanıyor. Yaz aylarında bu uçuşlar sıklaşıyor. Daha sakin ve huzurlu bir tatil yapıp kafa dinlemek istiyorsanız Menorca ve Ibiza adalarını öneririm zira Mallorca nüfüsuyla neredeyse bir metropol olmaya doğru ilerliyor. Menorca ve Ibiza adaları sakin ve gerçekten kartpostal havasında olan plajlarıyla ve berrak suyuyla huzur veriyor.

İspanya’da Gezilecek En Güzel Yerler konulu yazımızda İspanya’da gezilecek yerler bir bir anlatıldı. Yazım hoşunuza gittiyse aşağıda yer alan diğer tatil seçenekleri ile ilgili yazılarımıza da göz atabilirsiniz.

1-Büyükada Gezilecek Yerler
2-Ağva Gezilecek Yerler
3-Bursa’da Görülmesi ve Gezilmesi Gereken Yerler

Gizemli Olaylar – Öldükten Sonra Dünyaya Geri Dönmek

Gizemli Olaylar

Gizemli Olaylar arasında yer alan bugünkü hikayemizde ameliyat masasında ölen bir kadının öldükten sonra tekrar dünyaya geri dönmesi anlatılacaktır. Kendisini dünyaya babasının ruhunun gönderdiğini iddia eden bu kadın ile ilgili hikaye eminim ilginizi çekecektir. Gerçekten yaşandığı iddia edilen hikayede ölümcül bir hastalığa yakalanan Christine Shelton, ameliyat masasında üç kez ölüyor. Ardından öbür dünyada karşılaştığı ölü babasının ruhu kendisine “zamanının daha gelmediğini” söyleyince yeniden dirilerek dünyaya geri dönüyor…

Öldükten Sonra Tekrar Dünyaya Geri Dönme Hikayeleri - Gizemli Olaylar
Öldükten Sonra Tekrar Dünyaya Geri Dönme Hikayeleri

Öldükten Sonra Tekrar Dünyaya Geri Dönme Hikayeleri

Akciğeri artık işlemez duruma gelen 37 yaşındaki İngiliz kadın Christine, bir sabah boynunda ve göğsünde şiddetli ağrılarla uyandı. Hastaneye giden ve acilen ameliyata alınan Chirstine Shelton, ameliyat masasında tıbben ölmüştü. Ancak Christine bir süre sonra hemşirenin tokatlarıyla tekrar dünyaya döndü..

Kendine geldiğinde Christine vücudunun sol yanını ve yüzünü kontrol edemiyordu. “İçimde tonlarca ağırlığında bir şey vardı sanki. Dışarı çıkmaya çalışıyordu.” diyen Christine, acilen tekrar ameliyata alındı. Anestezi uzmanı onu uyuşturduğunda ise kendini kaybetmeye başladı. Daha sonradan Christine yaşadıklarını şu sözlerle açıkladı: “Karanlık bir yere doğru çekiliyordum. Ardından derin bir acıyla kendime geldim. Sonra yine gittim ve yine derin bir acıyla geri döndüm. Sonuncusunda ise, çok daha derine gömüldüğümü hissettim.”

Tüm bu gizemli olaylar yaşanırken Christine aslında ameliyat masasında ölmüştü. Fakat onun anlattıkları bu ölümü daha da ilginç kılıyor: “Kendimi güvende ve huzurlu hissediyordum. Çok güzel bir duyguydu. Koyu ve sıcak bir sıvının içindeydim. Yüzmekten nefret ederim ama kendimi bu sıvının içine bıraktım; çünkü mutluydum. Solumda kabarık, kızıl renkli kayalar vardı. Tırmanmaya kalkarsam parça parça olacaktım. Sağımda ise bir çarşı gibi genişçe uzanan bir alan vardı. Uzakta bir şehrin binaları görünüyordu. Meydanın ortasında etrafında sandalyeler ve bir şemsiye olan, beyaz bir masa gördüm. Bir sokak kahvesinin masası gibiydi.”

Gizemli Olaylar - Ölümden Sonra Tekrar Dünyaya Dönmek
Gizemli Olaylar – Ölümden Sonra Tekrar Dünyaya Dönmek

Diğer Dünyadan Kurtulmak İçin Yukarı Doğru Git

Doktorların ameliyat masasında deliler gibi uğraşıp hayata döndürmeye çalıştıkları Christine, bu sırada öbür dünyada annesi ve babasıyla konuşuyordu: “Annemle babam masada oturuyorlardı. Annem, istiyorsan gel, ama daha yapacak çok şeyin var dedi. Annemin bana bakıp sarılmasını istedim, ama o kıpırdamıyordu. O zaman gitmek istemediğini anladım. Ardından babamın sesini duydum: ‘Haydi git güzelim. Daha zamanın gelmedi.’ Ona nasıl çıkacağımı bilmediğimi söyleyince bana ‘Yukarı doğru git’ dedi.”

Bu olayların sonunda Christine kendini bir hemşire tarafından tokatlanırken buldu. Ona üç kez elektroşok uygulamışlar ve hayata döndürmeye çalışmışlardı. Christine böylece üç kez ölmüş olduğunu anladı. Christine bu olaydan ve ameliyatan sonra şimdi sağlıklı bir kadın. Ata biniyor, spor yapıyor. Fakat hayata bakışı oldukça değişti. Bunu şu sözlerle açıklıyor: “Bu olay beni değiştirdi. Eskiden çok çabuk sinirlenirdim. Şimdi küçük şeyleri kafama takmıyorum.” Christine hayata böylesine güzel sarılmasını babasına borçlu olduğunu düşünüyor: “Babama teşekkür borçluyum. Beni hayata geri döndürdü. Üstelik öbür dünyayla ilgili de bilgi verdi. Sağol baba!” diye konuşuyor..

Ameliyat masasında tıbben ölen Christine, bilmediği bir dünyaya gitti. Orada anne ve babası ile bir çarşı meydanında karşılaştı. Christine, “Orada içimi huzur ve güven kapladı. Ancak babam ‘Haydi git güzelim. Daha zamanın gelmedi’ diyerek beni dünyaya geri gönderdi” diyor…

Gerçek gizemli olaylar arasında yer alan ve ölümden sonra tekrar dünyaya geri dönüşün anlatıldığı hikaye hoşunuza gittiyse benzer hikayeleri aşağıdan okuyabilirsiniz:

1-Gerçek Reenkarnasyon Hikayeleri
2-İngiliz Büyücü, Sinan’ın Aklını Başından Aldı
3-Ölümsüz Saint Germain Kontu